14Haz

Sharon Tate Cinayeti

Sharon Tate cinayeti, Roman Polansky ‘nin eşi Sharon Tate ‘nin, seri katil Charles Manson tarafından feci bir şekilde öldürülmesidir. Amerikan kamuoyu, 1969 yazında, bütün dünyada şok etkisi yapan korkunç bir cinayetle sarsıldı. Kendisi de ünlü bir oyuncu olan, yönetmen Roman Polansky‘nin karısı Sharon Tate, karnındaki sekiz buçuk aylık bebeği ile, Los Angeles’teki evinde öldürülmüştü.

10 ağustos sabahı bütün ajanslar bu haberi geçiyor ve Beverly Hills’deki muhteşem evde ölenlerin sayısını beş kişi olarak bildiriyorlardı. Sharon Tate ‘den başka,  herbiri kendi alanlarında ünlü bir şahsiyet olan Tate’in üç arkadaşı daha korkunç katliamın kurbanları olmuşlardı. Ayrıca, Polanski ailesiyle ilgisi olmayan genç bir satıcı da öldürülenler arasındaydı.

Cesetler,sabah eve gelen hizmetçi  kadın tarafından bulunmuş ve hemen polise haber verilmişti.

Sharon Tate Cinayetine Medyanın İlgisi Büyük Oldu

Amerika’da güvenliğin en fazla olduğu bölgelerin başında gelen Beverly Hills’deki bu tüyler ürpertici kanlı cinayet, Los Angeles’da büyük bir panik yarattı. Ülke büyük bir şok dalgasıyla sarsıldı. İnsanlar evlerinde bile güvenlik içinde değillerdi!
Olay bugün pek çok korku/gerilim filmlerinde görmeye alıştığımız ama o günler için eşine çok az rastlanabilecek bir toplu cinayetti. Cinayete kurban gidenler ünlü ve zengin insanlardı. Sharon Tate ise, yükselmeye başlayan yıldızlık kariyeri ve herhalde çok daha fazlasıyla, Roman Polansky ile yaptığı evlilik nedeniyle tüm dünya medyasının ilgi odağıydı.

Sıradışı Bir Cinayet

Ne var ki, cinayeti sıradışı yapan asıl unsur, akıl almaz derecede kanlı oluşu ve Sharon Tate ‘nin -doğumuna iki hafta kalmış olan- karnındaki bebeğin de bıçak darbeleriyle öldürülmüş olmasıydı. Katiller, kurbanlarının kanını içmişler ve duvarlara kanlarıyla yazılar yazmışlardı.

Roman Polanski Sharon Tate ‘e Aşık Oluyor

1969 yazında, dostlarıyla birlikte vahşi bir cinayete kurban giden Sharon Tate, 24 Ocak 1943’de Teksas’da doğmuştu. Babası orduda görevliydi. Sahne ya da sinemada yetenekli değildi ama çok güzel bir kızdı. Bu güzelliği sayesinde bir çok yarışmada birinci gelmiş ve dikkatleri üzerine çekmişti. Babasının görevi dolayısıyla İtalyada’yken askeri bir derginin kapağında çıkan resmiyle sinema ve televizyona adım attı. Ufak tefek rollerde oynarken giderek şansı açıldı ve ilk büyük başarısını Eye Of Devil’le yakaldı. Bu suç ve gizem filminde çok başarılı olmamasına rağmen filmin asıl ağır topları David Niven ve Deborah Kerr karşısınde ezilmeden oynadı. Filmden sonra Londra’nın gece hayatına kapılan Tate, gittiği klüplerden birinde Roman Polansky ile tanıştı. Ünlü yönetmen, Korkusuz Vampir Avcıları filmi için oyuncu aramaktaydı o sırada. Tahmin edeceğiniz gibi rolü kapan Sharon Tate oldu. Film bittiğinde Polansky, Sharon’a aşık olduğunu itiraf etti.

sharon tate cinayeti

Sharon Tate Roman Polanski ile Evleniyor

İki sevgili 1967 yılında Amerika’ya döndüler. Sharon yeni bir film çevirecek, Polansky ise ünlü Rosemary’nin Bebeği’ni çekecekti. Bu filmde Sharon’un da kısa bir rolü vardı. Ayrıca film çekiminde yönetmene büyük yardımı oldu. Çift, 1967 yazında İngiltere’ye döndüler. Bütün İngiliz basını peşlerindeydi. Playboy derisi 1967’yi Sharon Tate yılı ilan etmişti.
1968 yılının başında İngiltere’de evlendiler ve Polansky’nin Londra’daki evine taşındılar. Karı koca, sanatçılardan oluşan geniş dost çevreleriyle bu şehirde iyi vakit geçiriyorlardı. Aynı yılın sonunda Sharon hamile kaldı ve 20 Temmuz 1969’da Amerika’ya döndü. Polansky ise 12 Ağustos’ta gelecekti. Bebeğin o günlerde doğacağı hesaplanmıştı.

Sharon Tate Cinayet Gecesi

Ve 9 Ağustos 1969 günü.
O gün Sharon’ın yakın dostları akşam yemeği sonrası Beverly Hills’deki eve geldiler. Bunlar, Hollywood’un ünlü kuaförü ve bir ara Sharon’la nişanlanan Jay Sebring, Folger Kahvelerinin sahibi Folger ailesinin sosyalist-aktivist kızları Abigail Folger ve onun arkadaşı aktör yazar Voytek Frykowski idi.

Sharon Tate Cinayeti Olay Yeri İncelemesi

Ertesi sabah gelen kahyanın karşılaştığı manzara tanımlanamayacak kadar korkunçtu.  Her yer, halılar, eşyalar, koltuklar, duvarlar kan içindeydi. En rahatsız edici manzara ise, sonradan Sharon Tate ‘e ait olduğu anlaşılan kanla duvara yazılmış “DOMUZ” kelimesiydi.
Maktuller tabanca ile vurularak, ama daha çok bıçak darbeleriyle öldürülmüşlerdi. Sharon Tate ‘nin vücudunda 16 bıçak yarası vardı ve boynuna uzun bir ip bağlanmıştı. Sebring tabancayla vurulmuştu. Folger ise 51 kere bıçaklanmıştı. Frykovski ise hem bıçaklanmış hem de ağır bir şeyle vurularak dövülmüştü. Folger ve Frykovski’nin cesetleri bahçede, evin hemen dışındaydı. Bu da onların kaçmaya çalışırken yakalanıp ildürüldüklerini gösteriyordu. Evin bütün alarm bağlantıları ve telefon hatları kesilmişti. Ayrıca, bahçede de bir ceset vardı. 18 yaşındaki genç satıcı, Steven Parent’in cesedi.  Parent’in Polanskilerle bir ilgisi yoktu. Sadece evin bekçisi William Gerretson’ın arkadaşıydı ve onunla görüşmeye gelmişti. Yani yanlış zamanda yanlış yerde bulunuyordu.

Katliam Gecesinden Kurtulan Tek Kişi

Katliam gecesinden kurtulan tek kişi, saray yavrusu evin geniş bahçesinin bir köşesindeki müştemilatta kalan bekçi Garretson’du. Doğal olarak, bütün kuşkular onun üzerinde toplandı. Adam uzun uzun sorguya çekildi. Sonunda suçsuz olduğu anlaşılarak serbest bırakıldı. Garretson o gece bir radyo almak için Parent’la görüşmüştü. Bundan da, Parent’in evden ayrılacağı sırada, bahçe kapısında katillere yakalandığı belli oluyordu. Öte yandan, Garretson bütün gece yüksek sesle müzik dinlemiş, bu yüzden bağırışmaların ya da silah seslerinin hiçbirini duymamıştı.

Roman Polanski Bunalım Geçiriyor

Cinayetler, Roman Polansky’yi büyük bir psikolojik çöküntüye soktu. Katiller yakalanana kadar paranoyak bir halde yaşadı. Yıllar sonra yazacağı biyografisinde, Tate’in ölümü ile, hiçbir dini inancının kalmadığını  belirtti. O sırada başına gelen en iyi şey, her halde olay sırasında Londra’da olmasıydı. Belli etmese de  muhafazakar Amerika, suçu onun üzerine yıkmak için fırsat kolluyordu.
Kamuoyunda ise bu kanlı ve sapıkça işlenmiş cinayetlerin satanizmle bağlantısı olduğu iddia ediliyor, olaylar Eye of Devil ve Rosemary’nin Bebeği filmleriyle ilişkilendiriliyordu.

Cinayet Tarikatın İşi

Artık nerdeyse dosyanın kapatılıp tozlu raflardan birine kaldırılacağı sanılırken beklenmedik bir gelişme oldu.

sharon tate
Sharon Tate

Araba hırsızlığı nedeniyle hapse girmiş bir kadın, Sharon Tate cinayetine ilişkin, koğuştaki arkadaşlarına bazı şeyler anlatmış ve bununla övünmüştü. Susan Atkins adındaki bu kadının derhal ifadesi alındı ve cinayetin satanizmden pek uzak sayılamayacak bir tarikatın işi olduğu ortaya çıktı. Susan Atkins de bu tarikatın üyesiydi ve Beverly Hills’deki cinayeti bütün ayrıntılarıyla anlatıyordu. Sharon’u ve karnındaki bebeğini öldüren oydu. Cinayetleri dört kişi birlikte işlemişlerdi. Çetenin reisi ise Charles Manson adında bir psikopattı. (Hukuk dilinde buna azmettirme deniyor ve oldukça ağır bir suç olarak kabul ediliyor.)

Sharon Tate ‘in katili Charles Manson

Charles Manson
Charles Manson

Manson’un, adli tarihin kaydettiği en sıra dışı canilerden biri olduğu, yakalanması ve suçlarını itiraf etmesiyle birlikte ortaya çıktı. Başka cinayetler de işlediği kesinleşen çetenin davası 1970 yılında görülmeye başlandı. Manson, Sharon Tate davasının görüldüğü mahkemeyi kısa zamanda bir tiyatroya çevirdi. Çok geçmeden bir fenomen halini aldı. İdama mahkum edildiği sırada, bunun bir haksızlık olduğunu düşünen çok sayıda taraftar toplamıştı kendisine.
İşin ilginç yanı, Manson’un hiç cinayet işlememiş olmasıydı. Eline ne bir tabanca ne de bıçak almıştı. O sadece müritlerinden yapmalarını istiyor, onlar da sorgusuz sualsiz “öldürüyorlardı”. “Ailem” dediği bu insanlar üzerinde büyük bir etkisi vardı.

Cinayetlerin işlendiği ev -10
Cinayetlerin işlendiği ev -10 Ağustos sabah

Manson ve ailesi ölüm cezasına çarptırıldıysa da yasadaki değişiklik yüzünden bu uygulanmadı. Onun yerine ölene kadar hapis cezası aldılar. Susan Atkins, defalarca affedilmek için başvurmasına rağmen, üstelik hak ettiği halde sürekli reddedildi. 2009’daki ölümünden kısa bir süre önce verdiği bir röportajda Sharon Tate cinayetine karışmasından dolayı çok pişman olduğunu söylüyordu.

Kendisinin peygamber olduğuna inanan Charles Manson ise, hakkında yazılan kitaplar, yapılan besteler ve çevrilen filmlerle bugün populer kültürün bir parçası olmuş durumda. O da kitaplar yazıyor, mesajlar vermeye devam ediyor. Hatırı sayılır bir hayran kitlesi, onun hapisten çıkacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Genco Sümer

 

Summary
Sharon Tate Cinayeti ve tüm ayrıntıları
Article Name
Sharon Tate Cinayeti ve tüm ayrıntıları
Description
Sharon Tate cinayeti, Roman Polansky 'nin eşi Sharon Tate 'nin, seri katil Charles Manson tarafından feci bir şekilde öldürülmesidir. 
Author
Publisher Name
PolisiyeDurumlar.com
Publisher Logo

Yorumlar

yorum