Necati Göksel

Yozgat’ta doğdum. Daha okulla tanışmadan sinemayla tanıştım ve bu ilgim kesintisiz hep sürdü. Sinema dünyayı görüp anladığım bir pencere oldu ve hiç görmediğim diyarlarda geçen bir kitap okuduğumda o dünyayı kafamda kurmamı sağladı.

İlkokula çok erken, 5 yaşında başladım. Aralarında birer yaş olan 3 torununu aynı anda okula başlatmak isteyen dedemle öğretmenlerin beni okula almamak için tartışmasını hala hatırlarım. Kemalettin Tuğcu romanları okuduğum 10 yaşımdan itibaren kendi kendime hikayeler yazdım. Elle yazılıp çizilmiş tek nüshalık dergiler çıkardım, kasetler doldurdum, tek kişilik radyo istasyonumla hoparlörden radyo yayını yaptım. Karikatürler çizdim ve bunların ilki ortaokul yıllarında Tercüman Çocuk Dergisi’nde yayınlandı.

İlkokul 3. sınıftayken güneş ışığı ve bir mercek yardımıyla sinemanın çöplüğüne atılan film kırpıntılarını duvara yansıtmaya başladım ve projeksiyon tutkum hiç geçmedi .Bir çok kaza atlattım. Bu yüzden çocukluk zamanlarımda kendimi bazen lanetli gibi hisseder, bazen de hepsini atlattığım için Tanrı’nın beni özel olarak koruyup kolladığını düşünürdüm.

Siyasal karmaşa ve terörün ülkeye hakim olduğu yıllarda liseyi bitirdim. Kaliteli bir öğrenim görmedim. Hiç ders çalışmadım. Yine de sürekli sınıf birincisi olduğum için sınıf arkadaşlarım ders çalışmadığıma inanmazlardı. Okumayı bu denli sevmesem üniversiteye gidebilir miydim bilmiyorum.
Marmara Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü’ne girdim. Bu yıllarda çeşitli edebiyat dergilerinde desen ve hikayelerim yayınlandı. Üniversiteden 1987 Yılında mezun oldum.

necati goksel kimdir

Ardısıra yapımcı-yönetmen olarak TRT İstanbul Televizyonu’nda çalışmaya başladım. Değişik türde çok sayıda programa imza attım. Bu programlarla çok sayıda ödül kazandım. Buna rağmen kamu sektörünün yaratıcılığı öğüten çarkları arasında çırpınmak beni yeniden yazmaya itti.

Daha yapılacak ve anlatılacak çok şey var; ömrüm olursa.

 

Necati Göksel ile polisiye üzerine yaptığımız keyifli şöylişiyi okumak için tıklayınız: