Sülün Osman ve ünlü dolandırıcılar

Sülün Osman nereli, hikayeleri neler ve diğer ünlü dolandırıcılar

Ünlü dolandırıcılar ve meşhur dolandırıcılar denince akla il gelen isimler 1990’lı yıllarda Selçuk Parsadan, 1980’li yıllarda Rocky lakaplı Güney Zobu olur muhtemelen. Sülün Osman ise onlardan daha eski bir tarihte dolandırıcılık faaliyetlerini yürütmüş olsa da belki de en çok adı bilinendir.

Sülün Osman kimdir?

Sülün Osman‘ın İstanbul’un hızla göç aldığı yıllarda, İstanbul’a taşradan yeni gelmiş olan pekçok kişiye Beyoğlu’ndaki tramvaydan, İstanbul Üniversitesi’nin bahçesine kadar daha nice kamu malını sattığı ya da kiraladığı söylenir.

Sülün Osman nereli?

Sülün Osman hakkında bilgiler hemen hemen her yerde aynı şekilde çıkıyor karşımıza. 1923 yılında İstanbul’da doğduğu, 1984 yılında Beyoğlu’nda vefat ettiği ve üzerinde kimlik taşımadığından dolayı kimsesizler mezarlığına gömüldüğü gibi.

Sülün Osmanın sadece iç çamaşırları ile eski gazetelerde boy pos resimlerini görürseniz de şaşırmayın. Öyle ki İstanbul polisinin madem sen insanları soyuyorsun biz de seni soyalım deyip bu resimleri gazetelere verdiği anlatılır.

Sülün Osmanın dolandırıcılığı bir rumdan öğrendiği, adının ilk duyuluşunun ise ev sahibini dolandırması ile gerçekleştirildiği anlatılıyor. Sülün Osmanın Galata Köprüsü’nü satmak üzereyken tesadüfen yakalandığı dillendiriliyor. Sülün Osmanın ünü o kadar yayılmış durumdaki birçok Kemal Sunal filminde adı geçiyor.

Aziz Nesin’in Fil Hamdi isimli hikaye kitabında geçen “Sülün Osman pırrrr” cümlesinden dolayı Sülün Osman’ın alındığı ve Aziz Nesin’e karşı tazminat davası açtığı da bir zamanlar gazetelerin manşetlerinde yer alıyor.

Her ne kadar adı dolandırıcılıkla anılsa da Sülün Osman aslında halk tarafından sevilen ve sevimli bulunan bir kişilik. Sülün Osman‘ın hapishanedeyken “Alınteri ile yaşamak” adında konferanslar verdiği, ününün doruğunda Sadri Alışık’a saati epeyce dolgun bir ücretten dolandırıcılık dersleri verdiği de yine eski gazete manşetlerinden çarpıyor gözümüze.

Sülün Osman hikayeleri

Bağımsız araştırmacı Rıfat Bali ise Sülün Osman aslında basit bir çimento dolandırıcısı olduğuna dikkat ediyor. Rıfat Bali’ye göre Sülün Osman‘ın yaptığı işler aslında kendisinden daha önceki bir dolandırıcıya, Eyüplü Halit’e ait. Eyüplü Halit aslen Giritli, Rumcayı çok iyi konuşuyor. Sülün Osmanın da dolandırıcılığı bir rumdan öğrendiğini biliyoruz. Rıfat Bali, Sülün Osman hakkında bu saptamayı yaparken İstanbul’un eski emniyet müdürlerinden Yaşar Danacıoğlu’nun anılarına dayanıyor. 1929 doğumlu Yaşar Danacıoğlu, 1955-1961 yılları arasında  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nin yankesicilik biriminde komiser olarak bankalar caddesi’nde görev yapmış. Danacıoğlu’na göre, Sülün Osman‘ın yaptığı olarak anlatılan hikayeler aslında Eyüplü Halit’e ait. Danacıoğlu’nın düşüncesine göre o tarihlerde Beyoğlu muhabiri olarak gazetecilik yapan Halit Çapın, Eyüplü Halit’in marifetlerini Sülün Osmana yüklemişti veya Sülün Osman, Eyüplü Halit’in marifetlerini kendi marifetiymiş gibi anlatarak Halit Çapın’ı dolandırmış.

Daha Osmanlı zamanından sabıkalı Eyüplü Halit ve yardımcısı Rahmi Kırbağ ile Sülün Osman‘a dair pekçok şahir efsanesi anlatılır. Hangi hikayenin gerçek hangi hikayenin uydurma olduğunu bırakın hangi hikayenin kime ait olduğunu bulabilmek bile imkansızdır.

Eyüplü Halit, Sülün Osman ve Güney Zobu‘nın bir ortak noktası belki de üçünün de aynı ekolden gelmesidir. Şöyleki bu 3 kişi aslında bir şekilde dolandırıcılığa çıkmış saf kişileri dolandırmalarıdır. Sülün Osman hayatında hiçbir zaman kendisini dolandırmaya kalkmamış birini dolandırmadığını söylediği rivayet edilir ve kısaca şu meşhur bilezik hikayesini anlatır.

Sülün Osman bir akşam kuyumcu kapandıktan sonra elinde sahte bileziklerle kuyumcunun önüne gider sağa sola bakınmaya başlar. Tanesi 1000 TL edecek olan 10 bilezik olurmuş elinde ve soranlara hanımının doğum yapmak üzere olduğunu, acil paraya ihtiyacı olduğunu anlatırmış ve bilezikleri tanesi 300 liradan verirmiş. Sülün Osman yahu sabah kuyumcu açılınca bir bilezikten 700 lira kar etmeye çalışan kişi dolandırıcı olmuyor ben dolandırıcı mı oluyorum der.

Sülün Osman ve Eyüplü Halit gibi eski dolandırıcıların kullandığı dolandırıcılık tekniklerine bir başka yazımızda yer vereceğiz ki bunlar:

  • Zarfçılık:
  • Definecilik:
  • Papelcilik:
  • Çeşitli satışlar.

Bu tekniklerin ne olduğunu siz biliyorsanız yorum kısmına yazın lütfen

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum