You are currently viewing FİRİŞTEGÂN’IN ARDINDAN

FİRİŞTEGÂN’IN ARDINDAN

Gökçe İspi Turan’dan uzun bir aradan sonra yeni bir roman geldi. Bir anda başımızı çevirdiğimiz her noktada bir başlık gördük: Firiştegân. Acaba bu kelime ne demekti?

Kitabın içeriğine geçmeden önce buraya bir uyarı bırakmalıyım: Bebek bekleyen anne adaylarına önermeyeceğim, ama diğer bütün okurlara önereceğim bir kitap okudum. Aynı haklı uyarı romanın girişinde de mevcut.

Günümüzden 25 yıl önce Melek Katili ismiyle anılan bir seri katil, şehrin sokaklarında hamile kadınlar için bir kâbusa dönüşmüştü. Bilinen dört saldırısından sonra sırra kadem basan katili yirmi beş yıl sonra yeniden görünür kılan neydi? Bu geçen süre boyunca neredeydi? Neden bulunamamıştı? Yirmi beş yıl sonra yeniden ortaya çıktığında tarz değişmesinin sebebi yaşlanmış olması mıydı? Yoksa…

Melek Katili, henüz 8-9 haftalık hamile olan kadınların peşine düşüp onları bebeklerinden ve hatta bir daha anne olma ihtimallerinden mahrum bırakmaktan çekinmeyen, pagan ayinlerine benzer kocakarı yöntemleri ile kadınlara kürtaj yapan bir katildir. Yirmi beş yıl boyunca ortalarda görünmeyen katilin yeniden ortaya çıkışı, romanın kahramanı emekli polis Âlim Güntekin’in bir öğle kuşağı programında yorumcu konuk olarak işe başladığı günlere denk gelir. Evinin bir odasında kendine ait bir arşiv oluşturan Âlim Güntekin, Melek Katili’nin dosyasını tozlu raflardan çıkararak işe koyulur. Kendilerinden zorla koparılan bebeklerinin ardından hayata tutunmakta zorlanmış kadınlara ulaşmak düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Yirmi beş yıl önceki olayların mağdurlarına yenilerinin ekleniyor olması da program ekibini ve polisi tedirgin etmekte, ellerini çabuk tutmaya zorlamaktadır. Emekli polisimiz, hiç beklemediği bir şekilde kendi kızının da yardımını alarak bebeklerin yani bu kanatsız firiştegânların intikamını alabilecek midir? Gerçekler ortaya nasıl çıkacak; çözümler annelerin acılarını dindirmeye yetecek midir? İşte bu soruların cevapları 208 sayfalık kitabımızın sayfaları arasına gizlenmiş.

Daha önce Âdem Âdemoğlu’nun Tek Muzaffer Günü kitabını okuyarak kalemine hayran kaldığım, Arabada Kim Var kitabı ile de beni etkilemeyi başaran Gökçe İspi Turan bu kitabıyla da beni hiç şaşırtmadı. Tıpkı ondan beklediğim gibi sürükleyici, kelime seçimleriyle “budur” dedirten bir romanla yeniden karşıma çıktı.  Televizyon programlarındaki basitliklere, günümüz medyasına, insanların ünlü olma kaygılarına alttan alta yaptığı göndermeleri okurken beni gülümsetmeyi de başardı. Özellikle kahramanımız Âlim Güntekin’i pek sevdim. İnsan davranışlarını okumak konusunda kendisinden ders almak isterdim. Bir televizyon programı aracılığıyla cinayetleri inceleyen ekibin başındaki ve programın sunucusu Merve ile ilgili satırları okurken ister istemez gözümün önünde canlanan sarı saçlı kadının kim olduğunu söylememe gerek yok bence. Romanı okuyan herkesin, hatta bu satırları okuyan herkesin gözünün önünde aynı isim canlanacaktır, eminim. Mikail karakteri için bile bir isim canlandırabildim. Ben bu ekibi sevdim. Yazar beni, yeni romanlarında da görmek isteyeceğim karakterlerle tanıştırdı. Gelişmeye çok açık ve özgün bir karakter olan bu emekli polisimiz nereye giderse ben peşinden gitmeye hazırım. Hatta bu kez daha komplike cinayetleri bile çözebilecek bir ekibimiz olmuş gibi hissediyorum. Sanki Firiştegân bize bu sevimli kadroyu tanıtma kitabı da peşinden nice karmaşık olayların çözüldüğü seri gelecek gibi bir his, ya da umut diyelim. Kıymetli yazarım, ne dersiniz bu düşünceme? Umarım birkaç Âlim Bey romanı daha okuruz.

Kitaptan alıntılar okumayı sevenler için küçük bir jest yapayım.

  • Adam yenilmekle marifetli olurmuş, yanılmakla âlim. Allahıma çok şükür ben yanıla yanıla değil de rahmetli babaannem zamanında öyle istediği için Âlim olmuşum.
  • Ne işi var Zerrin’in altın gününde ya? Mercimek köftesi yapmayı mı bilir mesela, kısır yapmayı mı? Bilmez ama kısır ismi nereden gelir, onu bilir evvel Allah. Urartular hangi tarihler arasında yaşamış, onu da bilir. Satürn’ün yüzeyine çarpıp yok olan uydunun adını falan da bilir. (Zerrin’i çok sevdim.)
  • İnsan bazen en güzel haberi sadece kendine saklamak ister.
  • Bu dünyada benim de yaptığım tek bir şey varsa o da insan biriktirmektir herhalde.

 

Sözün özü a dostlar: Firiştegân okunur, okutulur, sevilir, kütüphanede bir rafa özenle yerleştirilir bir kitap olmuş. Özellikle anneliği tatmış kadınlar için iç sızlatan kurgusuyla orijinalliği tartışılmayacak bir kitap…  Kalemin daim olsun Gökçe İspi Turan.

 

Kitabın Künyesi:

 

Kitabın Adı:         Firiştegan

Yazar:                    Gökçe İspi Turan

Baskı Sayısı:        1. Baskı

Yayın Tarihi:        20.02.2020

Sayfa Sayısı:        208

Yayınevi:              The Roman

 

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum