Esrarengiz Polisiye Roman Nedir?

Esrarengiz Polisiye Roman Nedir?

Esrarengiz Polisiye Roman,

Van Dine İlkesine sıkı sıkıya bağlı ve polisiyenin altın çağında en yüksek düzeyine ulaşmış bir polisiye roman biçimidir. Klasik eserlerin hemen hemen tamamı bu ilkeler çerçevesinde yazılmıştır.

Polisiye edebiyatın kuralları,  yazarla okur arasında yapılmış bir centilmenlik antlaşması olarak değerlendirilebilir. Antlaşmanın en önemli kısmı katille ilgili olan bölümdür. Van Dine tarafından yazılan bu ilkelere göre, sıradan birinin katil olması polisiye roman kurallarına aykırıdır. Yoldan geçen bir satıcı, son anda ortaya çıkan herhangi bir kimse katil olamaz. Polisiye romanda başrollerdeki kişileri çağrıştırmayan ve katili onların çevresinde aramakla ilgilenmeyen bir çözüm olanaksızdır. İşte bu kurala bağlı yazarların romanları, esrarengiz polisiye roman olarak adlandırılır. Günümüzde, esrarengiz polisiye romanlar, polisiye romanın bir alt türüdür.

Katili kitabın sonuna kadar gizlemek, o romanı esrarengiz yapmaya yetmez. Romanın esrarengiz karaktere bürünebilmesi için, katilin mutlaka olayların içindeki, hatta merkezindeki kişi olması gerekir. Agatha Christie bu bakımdan kusursuz bir CV’ye sahiptir. Esrarengiz sıfatını hak etmeyecek tek bir polisiye romanı yoktur. Bir çok romanında en baş karakterini  katil yapacak kadar gözü kararmış bir yazardır o. Farklı ekollerden gelseler de klasik yazarların heme hemen tümü esrarengiz polisiye romanlar yazmışlardır. Dashiel Hammet’ın Malta Şahini, Umberto Eco’nun Gülün Adı, Agatha Christie’nin Nil’de Ölüm, Roger Ackroyd Cinayeti, ABC Cinayetleri vb, Raymond Chandler‘in Büyük Uyku, Stieg Larsson’un Ejderha Dövmeli Kız, bu türün bir çırpıda akla geliveren örnekleridir.


Esrarengiz polisiye roman, İngilizce’de Mysterious Novel’in karşılığıdır.. Bazan crime (suç) bazan da detective (detektif) kelimeleri buna ilave edilir. Türkçe adlandırmada mysterious karşılığı olarak biz esrarengizi tercik ettik. Bu tercihimizin sebebi, kelimenin orijinal anlamıyla yakından ilgili.

Köküne baktığımızda, esrarengizin sır kelimesinden türediğini görürüz. Sır ise, TDK sözlüğüne göre “Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey.” diye tanımlanmıştır. Yani, esrarengiz bir durum söz konusu olduğunda birilerinin bir şeyi bilerek ve isteyerek gizliyor olması gerekir. Bu eylem, tam da gizemli polisiye romanda yapılanın aynısıdır.

Öte yandan, gizem kelimesinin anlamı da sır olarak açıklanmış, bundan türeyen gizemli kelimesi ise, esrarengiz kelimesinin karşılığı olarak gene TDK sözlüğünde gösterilmiştir. Bu bakımdan, literatürde esrarengiz ve gizemli kelimelerini birlikte kullanmanın büyük bir mahzuru yoktur. Ama küçük bir mahzuru vardır ki, o da şudur: Gizem kelimesi, fazladan, aklımızın ve duyularımızın ötesinde kalan, bize kapalı ve çoğu kez doğa üstü inançları da kapsar. Örneğin Tanrının varlığı esrarengiz değil ama gizemlidir. Buna karşılık Münevver Karabulut cinayetinin hükümlüsü Cem Garipoğlu’nun intiharı ise esrarengiz bir vakadır.
Esrarengiz polisiye romanlarla, gizem romanlarını birbirinden ayırmak önemlidir. Tamamen ayrı bir tür olarak gizem romanları bir cinayeti anlatıyor olabilirler. Hatta soruşturmacı bir detektif de olabilir bu romanlarda. Ama gizem katilde ya da cinayetin nasıl işlendiğinde değil, olayların kendisindedir. Dolayısıyla içinde tek bir cesedin bile olmadığı gizem romanları da vardır. Örneğin Daphne De Maurier’in Rebecca’sı, Wilkie Collins’in Beyazlı Kadın’ı, Graham Greene’nin Üçüncü Adam’ı bu türün önemli örnekleridir. Hatta Paricia Highsmith’in Yetenekli Mr. Ripley’i bile gizem romanı kategorisine girer.İngilizce’de bu tür romanlar Mystery Novel olarak adlandırılır.

Genco Sümer

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum