Korkunun hayatımıza etkileri:

Korkunun etkileri

HAYATIMIN JAWS’LARI“Korku ise yarayabilir ama korkaklik hiçbir ise yaramaz.” Mahatma Gandhi
Birazdan okuyacağınız hikâyeyi (ki yaşanmış bir olaydır) sizinle paylaşmamın iki sebebi var. Bu sebeplerden ilki; duygunun fizyolojik bir kavram olduğunu ve duygu yönetiminin ilk ve elzem adımının bedensel farkındalık olduğunu vurgulama arzum. İkinci sebep ise kötü kalpli olmam. Bu yazıyı özellikle yaza saklamıştım ki deniz ve yüzme kavramına yakın olalım.

Korkunun hayatımıza etkileri:

Hikâyeyi  Travis Bradberry ve Jean Greaves’in kaleme aldığı Emotional Intelligence 2.0 – Duygusal Zeka 2.0 – ‘da okumuştum. Kitap yanımda olmadığından aklımda kaldığı kadarıyla paylaşacağımı belirtmeliyim. Efendim hikâyemiz şöyle:

Butch Connor California’da geçireceği tatilinin ilk günü sörf yapmaya karar verdi. Diğer sörfçülerden yaklaşık 40 yard kadar uzaktaydı. Güzel bir dalga yakalamak istiyordu. Sörfün üzerine uzanarak beklemeye başladı. Sağ omuzunun hizasından suya doğru bakıyordu. Bir anda tüm vücudu buz kesti. Gri bir yüzgecin yardığı su, üstüne sıçradı. O anda tüm kasları kilitlendi. Panik içinde sörfün üzerinde yatıyor, nefes almakta zorlanıyordu. Tüm dikkatini çevresine vermişti. Güneş ışığıyla parlayan yüzgeci tekrar fark ettiğinde kendi kalbinin atışını da duyabiliyordu.

Kendisine doğru yaklaşan yükselti, Butch’un en büyük kabusunu görünür hale getirdi. Burundan omuza yaklaşık 4,5 m’lik bir büyük beyaz köpekbalığı ile karşı karşıyaydı. Butch damarlarına kadar hissettiği korku tarafından paralize olduğundan onu sahile ulaştırabilecek büyük dalgayı pas geçerek sörfü kıyı şeridine doğru yüzdürmeye başladı. Artık
büyük beyazla baş başaydı. Köpekbalığı yarım daireler çizerek sörfün sol tarafına geçti.  Butch, köpekbalığının sırtına ve yüzgecine bakarak “aşağı yukarı benim volkswagen’ım kadar” diye düşündü. Birden bire ona dokunma isteği hissetti. “Nasıl olsa beni öldürecek. Neden ona dokunmayayım ki?” diye düşündü.  Fakat köpekbalığı ona şans tanımadan büyük çenesini açarak hemen bacağının altından geçti.  Buch’un ayağı balığın kafasına ve sivri dişlerinin bulunduğu dudaklarına değmişti.

Hemen sörfün diğer tarafından suya atladı ve adeta bir delilik nöbeti içinde köpekbalığına yumruk salladı. Köpekbalığı ağzını açıp kapatarak başını salladı. Butch’un hayatta kalma ve tehlikeden uzaklaşma iç güdüsüyle dolan zihni, onu saniyeler içerisinde bir savaşçıya dönüştürmüştü. Artık çok fazla akıl yürütmüyor sadece eylemde bulunuyordu. Köpekbalığının sersemleşmesinden yararlanarak sörfe çıktı. Üst bedeni sörfün üzerindeydi. Sörfün yönünü köpekbalığının dairelerine uygun biçimde  döndürmeye başladı. Böylece sörf, kendisiyle bu yok edici arasında bir bariyer oluşturuyordu.  Butch’un hissettiği büyük korku öfkeye dönüşmüştü. Köpekbalığı tekrar ona doğru yöneldiğinde sörfün burnunu balığa doğru çevirdi. Köpekbalığı ısırmak üzere kafasını sudan çıkardığı anda board ile solungaçlarını tıkadı. Sersemleyen balık uzaklaşınca sörfün üzerinde ayağa kalkıp sahile doğru “köpekbalığı!” diye haykırdı.

Butch’un duyguları saldırganlık, terör ve üzüntü arasında gelip gitmekteydi. 3 çocuğu ve karısının onsuz nasıl idare edeceklerini düşünüyordu. Bu canavarla başa çıkmalıydı. Duyuları keskinleşti. Dalganın doğal sesi ile bir yüzgecin çıkaracağı sesi ayırt edebiliyordu. Yaşamak istiyordu. Bedeni de bu isteğe karşılık verdi. Kan tekrar kollarına ve bacaklarına hücum etti. Kendini son derece güçlü hissediyordu. Hissettiği büyük korku, yerini savaşma gücüne bırakmıştı. Başarabilirdi. Hem köpekbalığını kolluyor hem de dalgalara bakıyordu. Ya tekrar saldırırsa korkusuyla başa çıkmalıydı. Gelen ilk büyük dalgayı yakalayarak ona doğru yöneldi. Ve dalganın üzerinde sahile ulaştı.

Şimdi tatilde denize girdiğinizde ve kıyıdan biraz uzaklaştığınızda bu hikâye aklınıza gelirse, bedeninize dikkatinizi verin. Beyin hayal ile gerçeği çok net ayırt edemediğinden, bedeniniz sanki olayla gerçekten karşılaşmışsınız gibi tepki verir. Ne hissettiğinize odaklanın. Bu hisler karmaşası içerisindeyken aklınızdan geçen düşüncelere ve bu düşüncelerden doğan duyguların düşüncelerinizin hızına bağlı olarak nasıl form değiştirdiğine dikkatinizi verin. Bu duygu formlarının bedeninizdeki etkilerine bir bakın; karıncalanma, uyuşma, ürperme ve çarpıntı. Bedeninizin verdiği mesajları alıp kabul ettikten sonra da, Türkiye sularında bu tür canavarlara rastlanmadığını hatırlayarak sakince kıyıya dönün ve tatilinizin tadını çıkarın J Ancak hayat form değiştirmiş Jaws’larla dolu biliyorsunuz. Bu Jaws’ların hayat kalitenizin sınırlarını çizmesine müsaade etmeyin. Butch’un “neden ona dokunmayayım ki?” sorusunu hep hatırlayın. Çünkü o sorunun sorulduğu an, Butch’un kaderini çizdiği andır.

Ayça MUMKULE
ΔNΔHTΔR Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı

Kurucu Ortak / Öğrenme Partneri

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum