Nihal Orhan'la Çaylak Romanı Üzerine Söyleşi 2

Nihal Orhan’la Çaylak Romanı Üzerine Söyleşi

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Nihal Orhan’ın polisiye romanı Çaylak geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Biz de yazarla, son romanı hakkında kısa bir söyleşi yaptık.

 

Nihal Orhan'la Çaylak Romanı Üzerine Söyleşi 3
Nihal Orhan

Polisiye Durumlar: Çaylak’ta  ne anlatıyorsunuz?  Konusundan kısaca söz eder misiniz?

Nihal Orhan: Bu soruyu sevgili editörüm Seçkin Erdi’nin kaleme aldığı ve benim de kitabımla ilgili hemen her şeyde olduğu gibi bayıldığım arka kapak yazısıyla cevaplamak istiyorum. Kapak demişken, sizce de şahane değil mi? Ben bakmaya doyamıyorum. Kapaktaki mükemmel resmin sahibi Zeyno Pekünlü’ye ve kapağın tasarımcısı Elif Çepikkurt’a, asla son olmamak kaydıyla buradan da teşekkür ediyorum.

“2016 senesinin neyin ne, kimin kim olduğu belirsiz günlerinde, Taksim Talimhane’deki sıradan bir otelin, günlük tutulmuş sıradan bir odasında, sıradan olmayan bir genç kızın cansız bedeni bulunur. Tanınmış müteahhitlerden Haşmet Kaya’nın güzeller güzeli kızı Peri Kaya’nın cinayeti, savcılık ve basının hedefinde olan Cinayet Büro’yu teyakkuza geçirir. Acemi, özenti ve hırslı dedektif Sinan Uyan’ın yıllardır beklediği fırsat ayağına gelmiştir. Emniyet’in için için kaynadığı bu günlerde, amirinden memuruna bir beceriksizler topluluğu olduğunu düşündüğü büroda kendini gösterip yükselme arzusuyla bu cinayet labirentinin içine dalar. Ama bu labirentte yalnız değildir, Peri Kaya’yla gayri meşru bir ilişki sürdüren evli ve iki çocuk babası sönük avukat Ömer Şanlı da büyük ve yasak aşkının katilinin peşinde koşmaktadır.”

 

Polisiye Durumlar: Romanınızın kahramanını (veya kahramanlarını) biraz tanıtır mısınız?

Nihal Orhan: Çaylak’ın kahramanları ağırlıklı olarak emniyet ve yargı mensupları. “Hukuk okuyan” gençleri, öfkeli babaları, hınçlı eski eşleri de unutmayalım. Her biri kendine özgü sebeplerle Peri Kaya cinayetini çözmek istiyor, resmi veya gayrıresmî soruşturmalarını sürdürürken de yine aynı sebeplerle birbirlerine destek veya köstek olmayı seçiyorlar. Hepsi “Katil kim?” sorusunun peşinde ancak iş “adaletin tecellisi”ne geldiğinde farklı yönlere sapacaklar.

 

Polisiye Durumlar:Kitabınızı kimler mutlaka okumalı? Kitabınız kimlere hitap ediyor?

Nihal Orhan: Kitapları, edebiyatı, hikâyeleri seven herkes okusun bence.  Ne güzel olur. Çaylak benim ilk romanım, hevesli bir aceminin heyecanı ve coşkusuyla, oldukça da eğlenerek yazdım. Güncel, tempolu, akıcı olsun istedim. İlk okuyanların ortak vurgusu kurgunun sürükleyici ve eğlenceli oluşunaydı. Yalnız editörümü saymazsak bu kişilerin tümü yakın çevremden. Ne kadar objektif olabileceklerine dair şüphelerim var, henüz ikna olmuş değilim. Diğer okuyucu yorumlarını sabırsızlıkla beklemekteyim şu aralar.

 

Polisiye Durumlar: Bu romanı yazmaya sizi yönelten etkenler neydi? Neden başka bir şey değil de böyle bir şey yazmak istediniz?

Nihal Orhan: Üç yaşımda elimde saç fırçasıyla ayna karşısında şarkı söylerdim tarzında bir yanıt olacak ama okumayı öğrendiği günden itibaren eline ne geçerse okuyan, sevdiği kitapların yazarlarına hayranlık duyan bir çocuktum. Yaşım ilerleyip ilgi alanlarım genişledikçe hayranlık duyduklarımın arasına aşağı yukarı bu sırayla müzisyenler, oyuncular, yönetmenler, ressamlar gibi diğer yaratıcılar da girdi.  Ancak bu alanlarda en ufak bir yeteneğim olmadığını çabucak fark ederek yazarlığa yöneldim.

“Neden polisiye” sorusuna ise net bir cevabım yok. Çok iyi bir polisiye okuru olduğum halen söylenemez. Denk geldikçe ve belli başlı polisiyeleri okurken yıllar içinde bu denk gelişler sıklaştı. Okuduğum, izlediğim başarılı eserler de bende polisiye yazma isteği yarattı sanırım.

 

Polisiye Durumlar: Esin kaynağınız neydi?

Nihal Orhan: Çaylak’ı yazmaya basit bir cinayet fikriyle başladım –ki zorlama karmaşık kurgulara, kötücül dâhilere, aşırı parlak, karizmatik dedektiflere ilgi duymuyorum zaten. Hiçbir ön hazırlık ve tasarım yapmadım, değil sonunu bir sonraki satırı bile bilmeden ilerledim ve öyle de bitirdim. Okuduğum, izlediğim, dinlediğim, takip ettiğim (asosyal biri olarak Twitter ve İnstagram güncelle, gündemlerle, özellikle de pek gözlemleyemediğim yeni kuşaklarla bağım oldu diyebilirim), bir şekilde kafa yorduğum pek çok şey kendiliğinden hikâyeye dâhil oldu.

 

Polisiye Durumlar: Romanınızdaki konunun ve kahramanların gerçek hayatta bir karşılıkları var mı yoksa tamamen sizin yarattığınız bir kurgu mu?

Nihal Orhan: Yürütülen cinayet soruşturması ve karakterler kurgu. Bir önceki soruda okuduğum, izlediğim pek çok şey hikâyeye dâhil oldu demiştim. Yakın geçmişte yaşadığımız siyasi, toplumsal olayların yanında yazarlar, kitaplar, diziler, şarkılar, magazin olayları örneğin. Romanda Alper Canıgüz, Behzat Ç, Serkan Keskin de var Kaan Tangöze, Ahmet Şık, Survivor Nagihan da. Kimi cinayet şüphelileri arasında, kiminin yalnızca ismi geçiyor.

 

Polisiye Durumlar: Yeni kitap projeniz var mı?

Nihal Orhan: Hayır, yok.

 

Polisiye Durumlar: Bu söyleşiye imkan verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Nihal Orhan: Ben de teşekkür ederim.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum