Armağan Tunaboylu İle Cinai Tuhaflıklar Kitabı Üzerine Söyleşi 4

Armağan Tunaboylu İle Cinai Tuhaflıklar Kitabı Üzerine Söyleşi

Metin Çakır romanlarıyla tanıdığımız ünlü polisiye yazarı Armağan Tunaboylu’nun Cinai Tuhaflıklar adlı polisiye öykü kitabı geçtiğimiz günlerde Oğlak Yayınları tarafından yayınlandı. Armağan Tunaboylu ile bu son kitabı hakkında konuştuk.

– “Cinai Tuhaflıklar” adlı kitabınızdaki öykülerde ne anlatıyorsunuz? Bu öykülerin konusundan kısaca söz edebilir misiniz?
– Öykülerimin bazılarında uğraşmaktan hınzırca bir zevk aldığım üst sınıflar yer alıyor. Onların ikiyüzlülüklerini, çıkarları için her şeyi yapmaktan çekinmeyeceklerini anlatmaya çalışıyorum. Yanlış anlaşılmasın elimde olanak olsa ben de o sınıftan olmak isterdim. Öykülerden bir kaçında intikam, bir kaçında da herhalde hiçbir kategoriye girmeyecek ya da sığmayacak konular var. Biri benim en sevdiğim tür mizah, durum komedisi ama genel olarak oldukça “kara”, epeyce “şehir”, çokça “İstanbul”.
Armağan Tunaboylu İle Cinai Tuhaflıklar Kitabı Üzerine Söyleşi 5– Öykülerinizin kahramanını (veya kahramanlarını)biraz tanıtır mısınız?
– Kahramanların tamamı kendi içlerinde sorunlu, bir şekilde yaralı, en çok da gizemliler. Her biri ruhunda sürpriz barındırıyor. Elimden geldiğince tüm kahramanları başrol ya da figüran demeyip çok boyutlu yaşayan insanlar olarak yaratmaya çalıştım. Onları görünür kılmaya uğraştım.
– Kitabınızı kimler mutlaka okumalı?
– Metin Çakır maceralarında +18 diyordum ama Cinai Tuhaflıklar’ı herkes rahatlıkla okuyabilir. Bir gün bir kitap okuyup hayatının değişeceğini bekleyenler okumasın sadece. Son derece konvansiyonel bir dille yazılmış, edebi dünyaya bir yenilik getiren bir kitap değil. Hani olur ya, arkadaşlar arasında “durun bi dakka, şöyle bir olay olmuş” denecek türden öyküler. Kendi adıma ben yazarken ya da daha sonra okurken keyif alıp eğleniyorum. Kendimin keyif alıp eğlenemediği hiçbir şeyi bu zamana kadar başkalarıyla paylaşmadım.
– Bu öyküleri yazmaya sizi yönelten etkenler neydi? Neden başka bir şey değil de böyle bir şey yazmak istediniz?
– Başta sen olmak üzere bilirsin, birçok yayın zaman zaman benden öykü isterdi. Ben de her defasında: “Ben romancıyım, öykü yazamıyorum, geçen bir şey denedim daha girizgâhı on iki Word sayfası sürdü…” gibi şeyler söylerdim. Bu defa çok tuhaf bir şey oldu, yıllardır kafamda dolaştırdığım bir iki satırlık sinopsisler vardı. Bunları nasıl roman yaparım diye düşünüp duruyordum. Sonra eve kapanıp bunları sinopsisten tretmana dönüştürdüm. Yok, roman olmayacaklardı. Bu sefer neden öykü olmasınlar deyip öykü mantığıyla yazmaya başladım. Sonunda da bu kitap ortaya çıktı.
– Esin kaynağınız neydi?
– Metin Çakır maceralarına bir süreliğine ara vermeye düşünüyordum. Başka bir kahraman üzerinde çalışıyordum ama bir yerde takılıp kalmıştım. Araya bu deneme girince, farklı bir şey yapmanın şehveti, aklımı çelip masaya, bilgisayarın karşına çiviledi. Ben “esin” için gökten zembille inmediğini bilmeme rağmen, malum perinin bana neden görünmediğini merak eden bir yazarım. Bunun bir enerji olduğunu düşünürüm hep. Eminim başka yazarların da, yazma meraklılarının da gün gelir içleri kaşınmaya başlar. Yazmadan duramayacaklarını anlarlar. İşte benim düşündüğüm esin oydu.
– Öykülerinizdeki konuların ve kahramanların gerçek hayatta bir karşılıkları var mı yoksa tamamen sizin yarattığınız kurgular mı?
– Elbette tamamen kurgular. Gerçek bir insanı yazamam ki. O biyografiye girer. Ayrıca hiçbir insanı yazacak kadar iyi tanımıyorum, kendimden başka.
– Yeni kitap projeniz var mı?
– Yukarıda bahsettiğim yeni kahraman var. Her şey hazır. Sözlükten kullanacağım tüm kelimeleri buldum, bir tek yan yana yerleştirmesi kaldı.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum