Agatha Christie 125 Yasinda - Agatha Christie'nin doğum günü

Agatha Christie 125 Yasinda – Agatha Christie’nin doğum günü

Önümüzdeki yıl, Agatha Christie‘nin 125. doğum yılı.

Polisiyenin ünlü yazarı ölümünün üzerinden neredeyse kırk yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen hala bu türün hayranları için bir numara olmaya devam ediyor.

Cinayet romanları kraliçesinin popularitesindeen ufak bir azalma yok. Hatta ölümünden bu yana ona olan ilginin daha da arttığı, dünyanın dört köşesindeki hayranlarının sayısının daha da çoğaldığı bile söylenebilir. Ünlü yazar, bu dünyadan çekip gittiği 1976 yılında, West End’de sahnelenen oyunu Fare Kapanı’nın  25 yıl aralıksız sahnelendiğini görme mutluluğuna erişmişti. Bu gerçekten tekrarlanması güç bir rekordu. Ama, Agatha Christie‘nin sağlığında 25 yıl gösterimde kalan oyun, onun ölümünden sonra 38 yıl daha gösterilmeye devam etti. Fare kapanı St. Martins Tiyatrosu’nda hala kapalı gişe ve haftada 8 seans halinde oynamaya devam ediyor. Bu yıl, tam 64 yaşına girecek ve hiç de sahneden kaldırılacak gibi görünmüyor.

Agatha Christie‘nin sürekli artan popularitesinin tek kanıtı bu değil sadece. Kitaplarının baskılarındaki ve çevrildiği İngilizce dışı dillerin sayısındaki artış da belki ünlü yazarın hayal bile edemeyeceği düzeye ulaşmış durumda.

Şunu kabul etmek lazım ki, ticari kaygılarla da olsa, Christie’nin mirasına tek başına sahip olan torunu Mathew Prichard,  büyük annesini gündemde tutmak için büyük çaba harcıyor. Dergiler çıkartıyor, yarışmalar düzenliyor. Kitapların Televizyon dizi haklarını satıyor. Bunu yaparken, roman ve öykülerdeki konu ve karakterlerin fütursuzca değiştirilmesine aldırmıyor. Ünlü romanların bilgisayar oyunlarını piyasaya sürüyor. Büyük annesine ait bütün notları inceleyip araştırmaları için yazarlara veriyor. Gün geçmiyor ki ortaya Agatha Christie‘yle ilgili bir film ya da kitap çıkmasın.

Davit Suchet’in başrolü oynadığı Hercule Poirot televizyon serisi, aşağı yukarı 25 yıldan beri ünlü yazarın ve bu ünlü kahramanının unutulmamasını, gündemde kalmasını sağlayan başlıca etmendi. Gene, daha geniş bir zamana yayılan Miss Marple serisi de giderek çığırından çıkmasına rağmen benzer bir işlev gördü.

Ancak Mathew Prichard’ın, telif haklarını kaybetmeden azami kazanç sağlama tutkusu onu sonunda en yapmaması gereken noktalara kadar sürükledi. Bir başka yazara Hercule Poirot  romanı yazdırmak. Christie fanatiklerinin bu durumdan şikayet edeceklerini sanmıyorum. Ancak Mr. Prichard bu girişimine devam edecek ve adeta alternatif bir Poirot külliyatı oluşturacak gibi gözüküyor. Nitekim geçen yıl, açtıkları ve Agatha Christie‘nin bir romanına devam yazma yarışması da sonuçlandı. Her iki kitap ta piyasada. Mr. Prichard’ın sahibi olduğu şirket, yarışmayla igili duyurunun altına, Agatha Christie karakterlerinin herhangi bir romanda kullanılmasının yayınevinin yazılı iznine bağlı olduğunu yazmayı unutmamış. Telif hakkının sona ermesine 32 yıl daha var ama, ne olur ne olmaz, tedbirli olmak en iyisi elbette.

Mathew Prichard’ın 125. yıl şerefine başlattığı girişim ise yeni bir televizyon dizisi. Poirot ve Miss Marple’dan sonra, sıra Tommy ve Tuppence’a  gelmiş. Bay ve Bayan Beresford olarak da tanınan bu ikili savaş yıllarındaki gizli servis-espiyonaj faaliyetleriyle biliniyorlar. Ancak bir çok maceraları soğuk savaş döneminde geçiyor.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum