Polisiye romanda yer seçimi

Polisiye romanda yer seçimi

Her polisiye yazarı ve okuru polisiye romanda olayın geçtiği yerin önemli olduğunu söyler. Olayın geçtiği yerin polisiye hikayenin karakterlerinde olduğu kadar hikayenin kendisinde ve polisiye kitabın ana hatları üzerinde de büyük etkisi olur. Olayın gerçekleşiği yer ya da mekan suçun işleniş şekline etki edeceği gibi aynı zamanda araştırmanın nasıl yapılacağı konusunda da belirleyici olacaktır. Bununla birlikte olay yeri seçimi, polisiye yazarının kendi yazım karakterini etkiler ona bir anlamda seçtiği yer konusunda uzmanlaşma olanağı tanır. Bu uzmanlaşma polisiye yazarını besleyen bir unsurdur ve yazara başarı getirir öyleki bu süreç kimi zaman yazarın bu bölge ile anılmasına kadar gider.

Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bu durumun edebiyatımızdaki en güzel örneği muhtemelen Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı olacaktır. Halikarnas Balıkçısı’nı düşündüğümüz anda aklımıza Halikarnas yani Bodrum gelir. Polisiye bir hikaye ya da romanda olay yeri seçimi, bir anlamda hikayede karakterleşerek hikayeye ayrı bir derinlik kazandırır.

Ahmet Ümit Beyoğlu’nun En Güzel Abisi

Ahmet Ümit’in Beyoğlu’nun en güzel abisi isimli kitabına baktığımızda ise şehrin kalbi olarak anılan ve günde binlerce kişi tarafından ziyaret edilen bir mekanda hikayenin geçmesi ve kitaba adını vermesi bir anlamda kitaba pazarlama anlamında büyük bir avantaj kazandırdığını ve potansiyel okucunun kafasında bir merak ve kitaba karşı bir istek uyandırdığını da görürüz. Bu durum bile polisiye hikaye ya da romanda yer seçiminin doğru yapılmasının ne kadar önemli olduğuna bir örnektir.

İskandinav polisiyesi

Olay yeri seçimi polisiye hikaye için genellikle ilginç bir zemin oluşturur. Bu konuya en iyi örnekleri İskandinav polisiyesinden seçebiliriz. Örnek olarak vermek gerekirse, polisiye yazarı Camilla Lackberg, polisiye hikayelerininde İsveç’in ufak bir kasabası olan Fjallbacka’yı kullanmıştır. Yazarın bu seçimi sonrasında bu ufak kasaba bir turist destinasyonu haline gelmiştir ki bu da polisiye hikayenin geçeceği yerin seçiminin ne kadar önemli ve etkili olduğuna dair güzel bir örnekir.

Kısa zaman önce yayınlanan İskandinav yapımı polisiye dizi Köprü’de yer seçimin ne kadar önemli olduğuna dair güzel bir örnektir. Dizinin birinci serisini seyreden polisiye okurları hemen olay yerini hatırlayacaktır. Katil cesedi Danimarka ve İsveç’i birbine bağlayan ve aynı zamanda ülke sınırı olan Oresund köprüsünün ortasına bırakır. Polisiye dizi, her iki ülkenin polisiyeseverlerine de bir anda hitap eder. Cinayet soruşturması nasıl yapılacaktır? Hangi ülke soruşturmayı yürütecektir? Tüm bu sorulara aslında polisiye yazarı son derece zekice yaptığı olay yeri seçimi ile cevap vermiştir. Olay yeri seçimi olayların akışı, karakterlerin seçimi ve hikayenin nasıl yürüyeceği konusunda belileyici olmuştur.

Polisiye yazarının yer seçiminin yanısıra onun bu yeri okuyucularına nasıl anlattığı da okuyucunun bu yer ile nasıl bir bağlantı kuracağı konusunda etkili olacaktır. Polisiye yazarı, hikayede anlatılan yere hiç gitmemiş olsa bile anlattığı yere bir şekilde inanmalıdır. Polisiye yazarı bu yeri kafasında canlandırabilmeli ve oradaki yaşamı gözünün önüne getirebilmelidir. Şüphesiz yazarın yer seçimi ve hikaye içerisinde okuyucusuna bu yeri anlatması hadi satması diyelim, sürecinde hata yapması ya da zayıf kalması hikayenin okuyucu tarafından beğenilip beğenilmemesi neden olacaktır.

Polisiye hikayenin geçeceği mekanın, yerin seçilmesi yazar için harika bir atmosfer ve gerilim yaratma fırsatıdır. Agatha Christie’nin Doğu Ekspresinde Cinayet isimli kitabını okuduysanız bu kitabı örnek verebiliriz. Bu kitaptaki yer seçimi hem karakterlerin nasıl hareket edecekleri konusunda belirleyici olduğu kadar birbirleri arasındaki ilişkinin de nasıl gerçekleşeceği konusunda etkili olmuştur.

Genel olarak baktığımızda polisiye hikaye ve romanda yer seçimi en önemli unsurlardan biridir ve kitabın ya da hikayenin başarılı olup olmayacağı konusunda en önemli belirleyici faktörlerden biridir. Yer seçiminin yanlış yapılması hem yazarın işini her anlamda zorlaştıracak hem de kitabı ya da hikayeyi başarısız kılacaktır. Yer seçiminin doğru yapılması ise hem hikaye akışı hem de karakterlerin seçimi konusunda kolaylık sağlayacağı gibi okurun kitabı benimsemesine de yardımcı olacaktır.

Türk polisiye yazarlarımız

Çocukluğu İzmir’de geçen polisiye yazarı Suphi Varım’ın İzmir’de geçen Simirna Cinayetleri üçlemesini okudunuz mu? Necati Göksel’in kitaplarına sahne olan Ege kıyıları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Okuduğunuz polisiye roman ve hikayelerden aklınızda kalan, hoşunuza giden yerler neresiydi? Yorum kısmında paylaşırsanız memnun oluruz.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum