Polisiye film önerileri: Gece Vurgunu

Gece Vurgunu – Nightcrawler

Sinemaseverlerin imza attığı senaryolardan tanıdığı Dan Gilroy’un geçtiğimiz yıl izleyici ile buluşan yapıtı “Nightcrawler” medyanın “merkezden” ve “sosyal” olarak dört bir yanımızı sardığı şu günlerde önemli bir not olarak sinema tarihine düşülüyor.

Evinin düzeninden tutun da yaptığı sıradan bir işe yaklaşımdan ciddi derecede obsesif olduğunu anladığımız Louis Bloom ( Jake Glyenhaal ), filmin başından sonuna kadar seyirciyi etkisi altına alıyor. Louis, hiç arkadaşı olmayan, günlerini evinde geçiren bir tip, kendisiyle tanıştığımızda hurda çalıp satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Araştırmaya, özellikle interneti kullanmaya pek meraklı. Hayattaki amacını ararken, tesadüf eseri, bir kazayı çeken amatör habercilerle karşılaşıyor. Yine iyi bildiği internet sularında dolaşıp haberciliğin yolunu yordamını öğrenmeye vakfediyor kendisini. İlk kamerasını alıp kurduğu “şirkete” bir de yardımcı alarak medya dünyasının tepesine ufak ufak tırmanmaya başlıyor. Anlaştığı küçük bir kanalda gösterdiği haberler ilgi çekmeye başlayınca daha fazla sükse için habercilik etiğini bir kenara bırakıyor.

Polisiye film önerileri: Gece Vurgunu

Louis Bloom’un iç dünyasını deşifre etmek için, örneğin çocukluk çağını, gençliğini anlatan ayrı bir film çekilse yeridir. Yaptığı işe yaklaşımı, arabasına atlayıp “çalışanıyla” birlikte haber peşinde koşmasını aşırı ciddiye alması ve çalışanına ciddi sınırlar koyması, motivasyon konuşmalarını eksik etmemesi, sırf astıyla arasındaki çizgi kalın bir biçimde çizilsin diye maddi konularda cimri davranması ve insanın gözünü korkutacak derecelere varan sanal alem tutkusu Louis Bloom karakterini hafızamıza bir güzel kazıyor. Jake Gyllenhaal’ın Akademi kurulunca atlanmış performansı son yılların en iyilerinden etiketiyle hafızamızdaki yerini alıyor.

İşin medya boyutu ise izleyeni ayrıca irite ediyor. Reyting uğruna insanların güvenliğini, yayın etiğini hiçe sayan kanal yöneticileri, daha çarpıcı vahşet tabloları yakalamak için habercilik adı altında yapılan kural tanımazlık seyircinin midesini bulandıran unsurlar olarak sıralanıyor. Belki burada sosyal medya eleştirisinin eksik olması dikkat çekebilir. Her geçen dakika çığırından çıkan, faydalı yönleri neredeyse tamamen körelmiş ve ortaya çıkış amacı çoktan unutulmuş olan, linç kültürünün hüküm sürdüğü “sosyal medya”nın filmde tamamen görmezden gelinmesi, “Nightcrawler”ın aksayan yanı olarak göze çarpıyor. Holding medyasının tüm dünyada gücünü önemli ölçüde yitirmeye başladığı günümüzde bu açıdan da bir fırsatı tepmiş oluyor.

“Collateral”dan beri hasret kaldığımız, James Newton Howard’ın müzikleriyle eşlik ettiği, karanlık, tekinsiz Los Angeles sokaklarına doyduğumuz “Nightcrawler”ı sinemaseverlerin es geçmemesi gerek.

Filmin senaryosu da Dan Gilroy’a ait. En İyi Özgün Senaryo Oscar ödüllü filmde müthiş bir performans sergileyen Jake Gyllenhaal’e Riz Ahmed, Rene Russo ve Bill Paxton eşlik ediyor.

Nuri Çınarlı

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum