Gizli Suçlar

Gizli Suçlar

Gizli cinayetler, adaletin önüne getirilemeyen suçlar, suçlular.

Adliye tarihinin yazılmamış ve belki de hiçbir zaman yazılmayacak olan gayri resmi tarihinde kim bilir kaç gizli kalmış suç var? Kim bilir,  hapishaneye kapatılıp bir daha asla  dışarıya salıverilmemesi gereken kaç cani, elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmakta?

Kentlerin merkezindeki en gösterişli mahallelerden tutun, en izbe, en karanlık kenar mahallelerine varıncaya kadar işlenen suçları bir düşünün. Bunların ne kadarı aydınlatılabiliyor dersiniz? Kaç araba kazasının aslında hesaplı kitaplı  işlenmiş bir cinayet olduğu bu güne dek ortaya çıkarılabildi?  Hastanelerde gerçekleşen yüzlerce ölümden çok az bir kısmının bile taammüden cinayet olma ihtimali hiç mi yoktur? Bunlara, hiçbir kanıt bulunamayan suçları da ilave edersek listemiz oldukça kabaracaktır.

Tabii bir de kamuoyunun ve otoritelerin suç olduğunu farkedemedikleri eylemler var. Normalmiş gibi görünen bir çok ölüm, aslında pek ala  cinayet olabilir. Kaza, ihmal, ve bilgisizliğin sebep olduğu ölümler değil sözünü ettiğim. Tam tersine, planlı ve hesaplı cinayetlerdir bunlar. Ama arkalarında en ufak bir iz bile bırakmazlar. Ölüme neden olan araç, tabanca, bıçak, balta gibi, beden üzerindeki etkileri kolayca görülebilecek bir nesne değildir. Zaten öyle olsaydı, cinayet olduğu hemen anlaşılırdı. Cinayet aracı, ancak otopsi ve diğer laboratuvar testleriyle keşfedilebilir. Ancak bu tür adli tıp araştırmalarının yapılabilmesi için ortada bir kuşkunun bulunması gerekir. Kuşkudan başka ihbar da adli polisi harekete geçirecek bir başka unsurdur.

Bir ölümün doğal nedenlerle veya kazara meydana geldiği ya da intihar olduğu sanılıyor ve akla cinayet ihtimali gelmiyorsa, ortada bir suç yok demektir. Suç olmayınca, bunun tabii bir neticesi olarak suçlu da yoktur.

Bu tür suçları, görünmez suç olarak adlandırıyoruz. Bunlar mükemmel suçlardır ve ve çok zeki (şanslı?) suçlular tarafından gerçekleştirilirler. Tıpkı Dorothy Sayers’in dediği gibi, “Mükemmel suçlular, işledikleri suç asla ortaya çıkmayanlardır.”

Bir suçu görünmez kılan nedir?  Bir suçu görünmez kılan ilk sebep, kurban ve suçlu arasındaki bağlantının açıklık derecesidir. Bu bağlantı ne kadar derinlere gömülmüşse, suç da o kadar gizli kalır. Adli terimlerle söylersek, eğer bir katilin o cinayeti işlemek için hiçbir sebebi yoksa yakalanma ihtimali hemen hemen sıfırdır. Yeter ki bir hata yapıp ipucu bırakmamış olsun ve ayak altında fazla gezinmesin.

Böylece neden seri katillerin yakayı zor ele verdikleri ya da hiç yakalanmadıkları daha işiy anlaşılabilir. Çünkü seri katiller, kurbanlarını çoğu kez hiç tanımazlar. Neredeyse aralarında geçmişte hiçbir  bağlantı olmamıştır. Kurban olarak seçilmeleri genellikle tesadüfidir.

Suçu görünmez kılan ikinci sebep ise, doğrudan suça maruz kalanla ilgilidir. Kurbanın yaşlı veya ağır hasta oluşu, söz konusu  bir cinayet bile olsa, ölümün doğal sebeplere dayandığına işaret eder. Ciddi bir kuşku ya da ihbar olmadıkça hiç kimse soruşturma açmayı aklına bile getirmez. Ölüm, kurbanın kendi eylemleri neticesinde meydana gelmiş (kaza, intihar) gibi görünüyorsa, bu durumda da cinayet olasılığı daima göz ardı edilir.

Bazı olayların aydınlatılmasında ya da aydınlatılmamasında tanıklar da önemli rol oynayabilir. Tanıklar, gönül rızasıyla olabileceği gibi, baskı ve tehdit altında da sessiz kalmayı tercih edebilirler.

Bazı suçlarsa “kol kırılır yen içinde kalır” darbı meselinde söylendiği gibi, bir grubun sırrı olarak paylaşılır.  Bu grupların başında aile gelir. Aile içinde işlenen suçlar, çoğu kez dışarıya yansıtılmaz. Kamunun suç telakki etmediği aileninse suç olarak değerlendirdiği kimi eylemler de bizzat aile tarafından cezalandırılır.

Bu anlayışın kökleri Feodalizme kadar uzandığından, bu tür görünmez suçlar daha çok kırsal kesimlere ve köylere özgüdür. Köylerin yılın uzun bir süresince dış dünyayla bağlantılarının kesilmesi, kolluk kuvvetlerinin  olaylara zamanında müdahale edememesi gibi etkenler bu görünmezliği daha da sağlamlaştırırlar.

Evet, şehirler birer suç alanıdırlar. Varoşlardan merkeze doğru  artan oranda bir suç dalgası şehirleri kuşatmıştır.Ama gözlerden uzak, kıyıda köşede bulunan,  ulaşım imkanları kısıtlı köyler ne kadar sakin görünürlerse görünsünler, suçun kendisinden fazla uzak değillerdir. Onların bu çevreden soyutlanmış ve geleneklerle sıkıştırılmış sosyal yapıları, görünmez suçların varlığı için ideal bir ortamdır. Köylerde herkes gerçeği bilir ama kimseye söylemez.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum