Mitoloji Kitabı Görünmez gemi Fantastik gizem kitabı

Görünmez Gemi, Mitoloji Kitabı ve İlkler

Ülkemiz tuhaflıklar ülkesi…Bu yazın alanında da böyle. Mesela Dostovyeski’nin Suç ve Ceza’sı bizde polisiye roman olarak görülüyor. Halbuki suçlu baştan bellidir onda. Buna karşılık Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sı dünyada en iyi dedektif/cinai gizem/polisiye romanlar arasında sayılmasına rağmen bizde hiç o katagoriye konulmaz. Yine, Umberto Eco’nun romanlarından Gülün Adı bütün dünyada tam bir dedektif/cinai gizem/polisiye romanı olarak ele alınırken bizde adı pek bu alanda anılmaz.

Görünmez Gemi Fantastik Gizem Romanı

Necva G. Esen’in Görünmez Gemi adlı kitabı ise bir fantastik gizem romanı ve ülkemizde bir çok ilklere imza atıyor bence. Bu gizemi, üç çocuk (başta iki iken üç oluyor sonra) birer dedektif gibi çalışıp düşünerek hatta hayatlarını tehlikeye atarak çözüyorlar. Baş kahramanları çocuk olmasına rağmen kesinlikle bir çocuk kitabı değil. Ya da şöyle söyleyeyim: Nasıl, Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek adlı kitabına, baş kahramanları çocuk olmasına rağmen bir çocuk kitabıdır diyemiyorsak Görünmez Gemi de öyle.
Dedim ya, bir çok konuda ülkemizde ilklerden bu kitap. Bir tanesi de mitolojiyi ele alış biçimi. Ben ilkokulu Londra’da okudum. O yüzden rahatlıkla söyleyebilirim ki orada her çocuk mitolojiyi çok iyi bilir. Üstelik anlatılanların hiç biri kendi topraklarında yaşanmamış olsa bile. İnsanlığın geçmişi, insanlığın tarih öncesi diye okullarda okur ve öğrenirler. Bizim ülkemizde ise bu bizim topraklarımızın geçmişi, dolayısıyla bizim geçmişimiz olduğu halde ancak meraklısı bilir. Görünmez Gemi, mitolojiyi hiç bilmeyen birisini mitolojiyle tanıştırıyor çünkü okuyucunun bilmesi gereken bütün hikayelerin kısa bir özeti akıcı bir şekilde anlatılmış. Fakat bence en önemlisi benim gibi mitolojiyi çok iyi bilen birisi de ona değişik bir açıdan, belki daha önce hiç aklına gelmeyen bir açıdan bakma şansını elde ediyor. Bu çok heyecan verici ve bence sadece ülkemizde değil dünyada da bir ilk.

Aslında düşünürseniz yazı, ataerkil dönemin ileri zamanlarında gerçek anlamda kullanıma girdiğine göre, ondan önceki anaerkil zaman diliminde anlatılan hikayelerin bugüne kadar yaşaması çok zor. Anaerkil dönemin kahramanları, yeni erkek hikaye anlatıcılar tarafından kolaylıkla yeni döneme, anlayışa uygun olarak değiştirilmiş ve sonra da yazıya dökülmüş olabilir. Bizim topraklarımızda doğmuş olmasına rağmen Kibele kültünü unutmamız çok acı.

Mitoloji Kitabı

Bir de tabii 1967’nin küçük bir kasabası var. Rüya gibi bir yer…
Karadeniz kıyısındaki bu küçük kasabanın aslında onu Ege’ye, Doğu Karadeniz’e, Orta Anadolu’ya kopmaz bağlarla bağlayan sırrı, kitabın ilk sayfasından başlamak üzere beni esir aldı ve sonuna kadar bırakmadı. Herkesin zevkle okuyacağı ve insanın ufkunu genişleten, yaşadığımız topraklara, mitolojiye bir başka gözle bakmamızı sağlayan bir kitap olmuş. Elinize sağlık Necva G. Esen.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum