Bourne serisinin yazarı Robert Ludlum kimdir?

Bourne serisinin yazarı Robert Ludlum kimdir?

Jason Bourne serisinin yazarı Robert Ludlum kimdir? Bu hafta bu soru takıldı aklımıza ve sonrasında tuhaf bir gerçekle karşılaştık çünkü Robert Ludlum, yazdığı cinayet ve gerilim romanlarındakine benzer bir biçimde, kuşkulu bir ölümle bu dünyadan ayrılmıştı.

2001 yılının 10 şubat günüydü.  Florida’nın Napoli kentinde sıcaklık her zamanki gibi 30 derecenin üzerine çıkmıştı. Hava sadece sıcak değil aynı zamanda nemliydi de. Şehir halkı, serin ve gölgeli kuytularda, bir kaç saat sonra çıkacak akşam esintisini beklerken  belediyenin itfaiye birimine bir ihbar ulaştı. Meksika Körfezi’ne bakan sahildeki lüks apartmanlardan birinde yangın çıkmıştı.

İtfaiye timi tüm araç gereçleriyle altı dakika sonra olay mahalline ulaştılar. Fiyatı 3 milyon dolar olan ikinci kattaki dairelerden biri yanmaktaydı. Alevler bütün pencereleri sarmıştı. Yangın hızla genişliyordu. Söndürme çalışmaları hemen başladı.

Bir kadın sinirli bir biçimde itfaiyecilere bağırıyor, kocasının yukarda  ölmüş olabileceğinden söz ediyordu. Evde bir kişinin olduğu öğrenilince iki itfaiyeci beklemeksizin daireye girdiler. İçerisi yanık et kokuyordu. Koltukta oturan, yarı pişmiş durumdaki yaşlı adamı bulmaları zor olmadı. Zavallı adam çok da fazla duman yutmuştu. Neredeyse ölmek üzereydi.

İtfaiyeciler yaşlı adamı hemen dışarı çıkartıp bahçede bekleyen ambulansa bindirdiler. Karısı ise hastaneye gitmek istemedi. O rahatlamak için biraz alkole ihtiyacı olduğunu söylüyordu.

Yaşlı adam hastaneye götürülünce kim olduğu anlaşıldı. Ünlü gerilim ve cinayet romanları yazarı Robert Ludlum‘du o. Hem vücudunun büyük bir bölümü derin biçimde yanmış, hem de dumandan ciddi derecede zehirlenmişti. Su içinde geçecek uzun ve sancılı bir tedavi süreci başlarken, polis, itfaiye ve sigorta şirketi müfettişleri de yangının sebebini araştırıyorlar ama bir sonuç  elde edemiyorlardı. Yangının çıkışı, önlenemeyişi ve hızla büyümesi bir muammaydı. Ne var ki, bu muammaya bir süre sonra başka gizemler de eklenecek, ve Robert Ludlum‘un yaşamı tıpkı kitaplarındaki gibi büyük bir esrar perdesiyle örtülecekti.

Robert Ludlum 1927 yılında NewYork’ta doğdu ama New Jersey’de büyüdü. Evlatlık olduğu için gerçek kimliğini her zaman çok merak etti. Onun bu sorunu bir çok kitabına ama özellikle The Bourne Identity adlı romanına yansıdı.

Robert Ludlum 2. Dünya Savaşı’na katılmak istedi ama yaşı küçük olduğu için askere alınmadı. Üniversite yıllarında aktrist Mary Ryducha ile tanıştı ve ona aşık oldu. 1950’de iki sevgili evlendiler, Bronx’a yerleştiler. Üç çocukları oldu.

Mary, güçlü ve zeki bir kadındı. Robert Ludlum‘un hayatında ve kariyerinde etkili oldu. Karı-koca 1970 yılına kadar Brodway’de sahneye çıktılar, televizyon programları yaptılar. Bu dönemde Robert Ludlum, yönetmenlik, prodüktörlük ve oyunculuk alanındaki tüm teatral yeteneklerini ortaya koydu. 1960-1970 arasında 200 den fazla tv filmi çevirdi.

İlk romanını 1971 de yazdı. The Scarlatti İnheritance adlı bu romandan sonra, kısa zamanda populer oldu. Kitapları 300 milyondan fazla sattı, 28 dile çevrildi. 70’li yılların Soğuk Savaş ortamı, romanlarında genellikle ana ekseni oluşturdu. Sovyet Bloku ile girişilen mücadele, casuslar, askeri sırlar, politik entrikalar ana temalarıydı. Kitapları en fazla sinemaya aktarılan yazarlardan biri oldu. Bunlardan özellikle Bourne Üçlemesi’nden yapılan filimler,  Bourne Identity, Bourne Supremacy, Bourne Ultimatom büyük başarı kazandı. 

Robert Ludlum‘un pek çok kitabı Türkçe’ye çevrildi. Prometheus’un Laneti, İkarus Planı, Lanetli Mozaik, Sigma Protokolü ve Gizli Devlet başta olmak üzere hemen hemen tüm kitaplarını Türk okurlarının kendi dillerinden okuma fırsatları oldu.

Robert Ludlum, 1994’te bir kalp ameliyatı geçirdi.  1996’da “hayatımın aşkı” dediği karısını kaybetti. 1997’de Karen Dunn ile evlendi. Ünlü gerilim ve entrika yazarının yaşamı bundan sonra kendi romanlarına taş çıkartacak bir esrarengizliğe büründü ve inanılmaz komplo teorilerine zemin hazırlayacak bir düzeye ulaştı.

Giderek daha az yazan Ludlum, 2001 yılının 24  Ocak günü vasiyetnamesinde esaslı bir değişiklik yaptı ve servetinin önemli bir bölümünün ikinci eşine kalmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenledi. Karen Dunn’ın milyonlarca dolara sahip olmasının garantilenmesinden çok kısa bir süre sonra, 10 Şubat 2001’de Florida’daki evde çıkan bir yangın, Ludlum‘un çok ciddi yaralar almasına yol açtı. Yapılan araştırmalar, Karen Dunn’ın yangınla bir ilişkisi olabileceğini göstermekteydi. Karen, yangın söndürme cihazlarını kullanmamış, kocasını kurtarmaya çalışmamış, onu hastaneye götüren ambulansta refakatçi olmak yerine, içki içmeyi tercih etmişti. Ayrıca Karen, Ludlum hatanedeyken de onu ziyarete gelmedi. Araştırmacılar, yangının kısa zamanda büyümesi için özel bir madde kullanıldığından şüphe etseler de bu kaza ile ilgili açılan davada gündeme getirilmedi.

Robert Ludlum, hızlı bir iyileşme gösterdiği için 10 gün sonra hastaneden çıktı. Bakımı ve tedavisi evde yapılacaktı. Ancak hızla kötüye gitti ve 12 Mart 2001’de öldü.  İleri derece yanık travmasının neden olduğu kalp krizinden öldüğü söylendi. Ancak ünlü yazara otopsi yapılmadı. Yakınları otopsi için resmi makamlara başvurdukları sırada, Karen kocasının cesedini çoktan yaktırmış ve küllerini evlerindeki bir vazoya koymuştu bile. Robert Ludlum‘un neden öldüğü asla anlaşılamadı. Bazı kuşkulu yazarlar tarafından çeşitli komplo teorileri içeren eserler kaleme alındıysa da Karen Dunn hakkında hiçbir resmi suçlama yapılmadı. Ludlum‘un dul eşi de ünlü yazarın son günleriyle ilgili olarak, 2011 yılındaki ölümüne kadar suskunluğunu muhafaza etti.

Bourne Üçlemesi, adının cinayet ve gerilimle eş anlamlı olduğu kabul edilen yazarın en önemli yapıtlarıdır. Robert Ludlum, bu seride üç roman yazmıştır. Bunlar: Bourne Identity, Bourne Supremacy ve Bourne Ultimatom’dur. Ölümünden sonra, seriye devam edilmiş ve Eric Van Lustbader tarafından 4 roman daha yazılmıştır.  Ludlum‘un biyografisini yazan Dr. Kenneth Kearns’e göre, Bourne serisindeki ana karakter Jason Bourne’un kimlik arayışı temasının kökeni, Robert Ludlum‘un evlatlık oluşu dolayısıyla geçmişini asla bilememesinde bulunmaktadır.

Robert Ludlum, Jonathan Ryder, Michael Shepher gibi takma isimlerle de yazmıştır. Onun geriye bir çok roman taslağı ve denemesi bıraktığı söylenmektedir. Bir rivayete göre Bourne serisi de bunlardan biridir. Bunların fason yazarlar tarafından yazılıp piyasaya sürülmesi sayesinde hiç bitmeyecek bir ünün sahibi olacağını hayal etmiş olsa gerek. Bourne serisinin gerek kitap olarak, gerekse sinema filmi olarak kazandığı ticari başarıya bakılırsa bunun pek de boş bir hayal olmadığı söylenebilir. Şaka bir yana, Robert Ludlum, şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde, ölümünden sonra zenginliği artan kişiler arasında 13. sırada bulunmaktadır.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum