Hale Uzun polisiye durumlar

Hale Uzun’la “Derin Gölge” Romanı Hakkında Söyleşi

15 Ocak 1991’de Bursa’da doğan Hale Uzun, iki yıldan beri evlilik nedeniyle taşındığı İstanbul’da yaşıyor. Kendisi Almanca öğretmeni. Ayrıca, İngilizce ve Almanca yazılı çevirmenlik de yapıyor. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan “Derin Gölge”, onun ilk polisiye romanı. Yazma ve okumanın dışında en sevdiği şey ise gitar çalmak.

Hale Uzun Polisiye Durumlar Söyleşi 

“Derin Gölge” romanınızda ne anlatıyorsunuz? Romanınızın konusundan kısaca söz edebilir misiniz?

Derin Gölge bilindiği üzere polisiye bir romandır. Fakat yazarken içine aşk, intikam ve ihaneti de kattım. Bu konuları polisiye bir romanla harmanlamam okurun biraz daha ilgisini çekti. Biraz konusundan bahsedeyim. Açıkçası tam nereden başlayacağımı bilemiyorum. Neresinden başlasam okura spoiler vermekten korkuyorum. Şöyle ki; Derin Gölge, romanda kadın bir karakterdir. Olaylar onunla başlıyor ve onun geçmişiyle çözülüyor. Tabii ki bu geçmişi çözmek o kadar kolay değil. Cinayetten sorumlu eski bir polis olan Cengiz karakteri tesadüfen Gölge ailesinin hayatına girerek olayları tek tek çözüme kavuşturuyor.

Romanınızın kahramanını (veya kahramanlarını) bize tanıtabilir misiniz?

Romanımın asıl kahramanı Cengiz’dir. Cengiz 17 Ağustos 1999 depreminde ailesini kaybeden orta yaşlarda, karizmatik, cinayetten sorumlu eski bir polistir. Ailesini kaybettikten sonra Sakarya’dan İstanbul’a taşınmış ve hayatına sıfırdan başlamaya karar vermiş bir karakterdir. O mesleğini bıraksa bile mesleği onu bırakmamıştır. Diğer bahsetmek istediğim kahraman ise Efe’dir. Efe, Derin ve Baran Gölge’nin tek çocuğudur. Daha ilk okula yeni başlayan Efe, o yaşlardaki bir çocuğun kaldıramayacağı olayların içine düşer. Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen ayakta durmayı başarabilen küçük bir kahramandır.

Kitabınızı kimler mutlaka okumalı? “Derin Gölge” kimlere hitap ediyor?

Kitap okumayı seven, lise dönemi ve sonraki her yaş grubu okuyabilir. Cinsiyet, meslek ve bölge için ise herhangi bir ayrım yapamam. Ama polisiye seven okurlar mutlaka okumalıdır diyebilirim.

Bu romanı yazmaya sizi yönelten etkenler neydi? Neden başka bir şey değil de böyle bir şey yazmak istediniz?

Çocukluğumdan beri kısa hikayeler yazmayı çok severim. Size belki çok ilginç gelecek ama o zamanlar yazdığım korkunç hikayeleri yakıp bir kavanozda saklıyordum. Bunu neden yapıyordum bilmiyorum. Çocukluk işte! Neden polisiye dışında yazmıyorum sorusuna gelecek olursam, aslında farklı konularda da denemelerim olmuştu. Fakat bir yerden sonra devamı gelmiyor. Aklım hep polisiyeye gidiyor.

Esin kaynağınız neydi?

Şu zamana kadar okuduğum polisiye romanlar esin kaynağım olabilir aslında. Özellikle Agatha Christie’nin büyük bir hayranıyım. Hatta kitaplığımda ona ait ayrı bir köşe bulunuyor.

Romanınızdaki konunun ve kahramanların gerçek hayatta bir karşılıkları var mı? Yoksa tamamen sizin yarattığınız bir kurgu mu?

Karakterler tamamen benim yarattığım, kendi yaşamımdan olmayan kişiler. Fakat romanın içindeki bazı bölümleri yaşadıklarımdan aldım. Örneğin, morgta geçen bölüm ya da 17 Ağustos depremi.

Yeni kitap projeniz var mı?

Evet, tabii ki var. Derin Gölge daha bitmedi. Seri olarak şekilde tasarlamıştım. Yani devamı gelecek. Bunun dışında polisiye hikayeler yazıyorum. Bir polisiye öykü kitabım da neden olmasın? Okurlarıma yazdıklarımı sunmak ve güzel geridönüşler almak bana keyif ve mutluluk veriyor.

Bu güzel söyleşiye imkan verdiğiniz için, okurlarımız adına size çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Sorularınızı yanıtlamaktan büyük keyif aldım. Okurlarıma bir nebze de olsa sizin sayenizde dokunabildiğim için mutluyum. Sağlıcakla kalın.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum