Mavi Kolye Romanı Hakkında Gencoy Sümer'le Söyleşi 2

Mavi Kolye Romanı Hakkında Gencoy Sümer’le Söyleşi

Polisiye Durumlar: Merhaba Gencoy Bey. Son romanınız Mavi Kolye’de ne anlatıyorsunuz? Romanınızın konusundan kısaca söz eder misiniz?

Gencoy Sümer: Mavi Kolye, bir “Kim Yaptı?” ya da “Katil Kim?” polisiyesi. Konusunu da kısaca şöyle özetleyebilirim: Batı Karadeniz’de sakin bir sahil kasabası olan Filyos’ta bir cinayet işlenir. Cinayetin işlendiği evde yaşayan herkes bir anda şüpheli durumuna düşer. Soruşturma esnasında, Filyos’taki arkeolojik kazılarda bulunan değerli bir heykelin de kaybolduğu ortaya çıkınca işler iyice karışır. Şüphelilerden biri, o sırada Filyos’a farklı bir amaç için gelmiş olan Kerim Ülkü’den katili bulmasını ister. Böylece, bir yandan Kerim Ülkü, diğer yandan polis, ortakmış gibi görünen ama aslında iki ayrı soruşturma yürütürler. Bu arada katil, sıkıştıkça yeni cinayetler işlemeye devam eder.

Polisiye Durumlar: Romanınızın kahramanını (veya kahramanlarını) okurlarımıza biraz tanıtır mısınız?

Gencoy Sümer: Mavi Kolye’nin başkahramanı Kerim Ülkü. Onun iki mesleği var. Biri aşçılık, diğeri dedektiflik. Beyoğlu’ndaki ünlü Ülkü Lokantası’nın sahibi. Filyos’a da zaten, yörede bolca bulunan trüf mantarlarını incelemek için geliyor. Romanın diğer önemli kişileri ise gazeteci Vedat ve Başkomiser Murat. Vedat, Filyos’ta yayınlanan Sabah Postası  gazetesinin sahibi. Murat’la hukuk fakültesinden arkadaşlar. Bu üçlü, soruşturmayı birlikte yürütüyorlar. Ama aslında ortak bir soruşturmadan çok, paralel iki ayrı soruşturma bu.

Mavi Kolye Romanı Hakkında Gencoy Sümer'le Söyleşi 3
Gencoy Sümer

Polisiye Durumlar: Kitabınızı kimler mutlaka okumalı? Mavi Kolye kimlere hitap ediyor?

Gencoy Sümer: Mavi Kolye, “rahat polisiye” dediğimiz türden bir roman. İçinde seks, şiddet, kan-revan betimlemeleri yok. Yediden yetmiş yediye herkes okuyabilir.

Polisiye Durumlar: Bu romanı yazmaya sizi yönelten etkenler neydi? Neden başka bir şey değil de böyle bir şey yazmak istediniz?

Gencoy Sümer: Türkiye’de kimilerinde yanlış bir yargı var. Polisiyenin, günümüzde sadece şehirlerde yaşanan suçları ele alması gerektiğini düşünüyorlar. Ben aynı kanıda değilim. Aksine, küçük yerlerde, çok daha ilginç ve karmaşık suçlar işlenmekte. Polisiye edebiyat açısından, küçük yerlerde işlenen suçların anlatıldığı romanlarda şüpheli sayısının sınırlı olmasının, okumayı daha keyifli hale getirdiğini düşünüyorum. Yazar açısından ise, sınırlı sayıdaki şüphelinin yer aldığı bir polisiye roman yazmanın daha zor olduğu, daha fazla zekâ ve incelik gerektirdiği kanısındayım. Bu amaçla Mavi Kolye’yi tasarladım ve yazdım. Küçük yerlerde işlenen suçların hikayesini yazmaya devam edeceğim.

Polisiye Durumlar: Esin kaynağınız neydi?

Gencoy Sümer: Esin kaynağım büyük ölçüde, bu dünyada en sevdiğim ve asla unutamadığım bir yer olan Filyos’tu. Küçük bir kasabada geçen bir roman yazmaya karar verince hemen Filyos’u hatırladım. Orayı düşünerek tasarladım olay örgüsünü. Ve kısa sürede her şey çok kolayca yerli yerine oturdu. Diğer yandan, aynı olgulardan farklı sonuçlara varılabileceği gerçeği de bana cazip gelen temalardan biridir polisiyede. Mavi Kolye’yi bana yazdıran en önemli esin kaynaklarımdan biri de bu oldu.

Polisiye Durumlar: Romanınızdaki konunun ve kahramanların gerçek hayatta bir karşılıkları var mı yoksa tamamen sizin yarattığınız bir kurgu mu?

Gencoy Sümer: Konunun gerçek hayatta bir karşılığı yok. Tamamen kurgu. Sadece bazı olguların ve coğrafi adların bir karşılığı olduğundan söz edilebilir. Ama onlar da gene kendi gerçeklikleriyle değil, benim kafamdaki gerçeklikleriyle romana yansımıştır. Karakterler de öyle. Tamamı kurgu ama bir yere kadar. Hepsinde az çok daha önce tanıdığım gerçek ya da hayali kişilerden bir iz vardır mutlaka.

Polisiye Durumlar: Yeni kitap projeniz var mı?

Gencoy Sümer: Var. Diğer kahramanım Percule Hoirot’nun hikayelerinden oluşan bir dosyayı yayınevine göndermek üzereyim. Kerim Ülkü’nün üçüncü macerasını da yazmaya başladım.

Polisiye Durumlar: Bizim sormadığımız ama sizin söylemek istediğiniz başka bir şey varsa onu da yazar mısınız?

Gencoy Sümer: Şunu söylemek isterim. Birçok kişide hâlâ polisiyeye karşı bir önyargı var. Ben bu kişilerin polisiyenin ne olduğunu bilmedikleri kanısındayım. Onu ürkütücü, korkutucu, kan ve şiddet dolu bir tür sanıyorlar. Oysa polisiye, akla ve zekaya hitap eden saygın bir tür. Kötü örnekleri olabilir. Dünyanın her yerinde vardır bunlar. Kimi polisiye yazarlarının polisiye yazarmış gibi yapıp aslında başka şeyler yazdıklarını da görüyorum. Bunlar da polisiyenin yanlış tanıtılmasına hizmet etmekten başka bir iş yapmıyorlar aslında. Konusu polis ve polisiye olan her roman polisiye değildir. Bunu unutmayalım.

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum