POLİSİYE KİTAP: FENERYOLU CİNAYETLERİ 4

POLİSİYE KİTAP: FENERYOLU CİNAYETLERİ

Türk yazarlar polisiye yazamıyor diyen okurlar, Gencoy Sümer’in yazdığı Feneryolu Cinayetleri ile henüz tanışmamış olmalılar. Çünkü polisiyenin duayeni Agatha Christie tarzında yazan yazar, onu aratmayacak kadar başarılı bir kapalı oda cinayeti ile ilk eseri olan bu kitabı biz okurlarına sunarak kendini kanıtlamış oldu.  Yazım dilinin naifliği, sade ve anlaşılır olması eserin rahatlıkla okunmasını sağlıyor. Karakter sayısı fazla olsa da  kitabı bölümlere ayırarak okuyucunun kafasının karışmasını önlemiş. Şöyle ki, Gencoy Sümer Feneryolu Cinayetleri‘nin her bölümünü, şüphelilerin ağzından kaleme almış.  Kurbanın kişiliği hakkında farklı görüşlerin oluşmasına izin vererek okurun olaylara tarafsız bakmasını sağlamaya çalışmış ve bunda çok başarılı olmuş.

Feneryolu Cinayetleri, adından da anlaşıldığı üzere Kadıköy’ün Feneryolu mahallesinde, 1969 yılında, ağaçlarla kaplı harika bahçesi olan bir köşkte geçiyor. Köşkün sahibi iş adamı Burhan Arsan’ın artist olan güzel karısı Piraye’nin intihar olduğu söylenen ölümü, aradan on üç yıl geçtikten sonra, komşu köşkte yaşayan Sermet kardeşlerden Maksude Hanım’ın ünlü dedektif Kerim Ülkü’ye yazdığı  bir mektupla yeniden gündeme geliyor. Yaşlı kadının intiharla ilgili bir sırrın açığa çıkmasını istemesi ile dava yeniden açılıyor.

POLİSİYE KİTAP: FENERYOLU CİNAYETLERİ 5Feneryolu Cinayetleri romanı, Piraye’nin ölümünün üstünden on üç yıl geçtikten sonra başlıyor. Ünlü artist söylendiği gibi gerçekten intihar mı etti? Yoksa bu, arkasında delil bırakmayan bir katilin işi mi? Tam da burada köşkte yaşayan herkesin olay gününü yeniden hatırlaması gerekiyor.

Dedektif  Kerim Ülkü ve polisiye roman yazarı dostu Faruk Arman, Piraye’nin ölümünün aslında mükemmel bir cinayet olup olmadığı sorusunun cevabını  bulmak ve sonradan işlenen cinayetlerdeki boşlukları doldurmak için sık sık bir araya geliyor ve 1969 yılında gerçekleşen intihar olayında Cinayet Masası ekibinin neleri gözden kaçırdığını tartışıyorlar. Fakat cevaplamaları gereken sorular arttıkça, bunun çok da kolay olmayacağını anlamaları uzun sürmüyor. Kerim Ülkü,  zihninden geçenlerin çoğunu dostu ile paylaşsa da emin olmadığı konularda alabildiğine ketum davranmayı biliyor.

Feneryolu Cinayetleri‘nde geçen isimler çok hoş olmuş. Olayın geçtiği yerlerin betimlemeleri o kadar iyi yazılmış ki, kendimi köşkün terasında, üst katında, kahve çay eşliğinde komşu köşkleri gözetliyormuşum gibi hissettirdi. Kitabı okurken, daha önce hiç  gitmediğim, görmediğim bu semtte çok eskiden dolaşmışım gibi hissettim kendimi. Oraları, adeta özlemle anıyormuş kadar içinde yaşadım.
Bir intihar, bir aşk ve ardından gelen cinayetler…
Bilmece çözüldüğünde ise gerçekten şaşıracaksınız…
Yazar Gencoy Sümer’in olayları birbirine bağlayışı, kurgusundaki karakter geçişleri,  çözümlemelerdeki  keskin zekâsı kesinlikle takdire şayan…

Mutlaka okunması gereken bu eseri her okura tavsiye eder, değerli  Gencoy Sümer’e yazım hayatında başarılar dilerim…

 

Kitabın Künyesi:

Adı: Feneryolu Cinayetleri
Yayın Tarihi : 02.08.2017
Baskı sayısı: 2. Baskı
Sayfa Sayısı : 320
Yayınevİ : Herdem Kitap

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum