Ted Bundy kimdir?

Seri Katiller – Ted Bundy kimdir? Ted Bundy’nin hayatı 1

Ted Bundy 24 KAsım 1946’da doğru. Tam adı, Theodore Robert Cowell’dir. 1974 ile 1978 yılları arasında birçok kadını öldüren, sadece Amerika2nın değil, Dünya’nın gördüğü en korkunç seri katil ve tecavüzcülerden biridir. Bu yazı dizisinde Ted Bundy’nin hayatına dair birçok bilgi bulacaksınız.

Bu yazı dizisi seri katil denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Ted Bundy’nin hayatını detaylı bir şekilde anlatmakta ve uzun süreli bir araştırmanın ürünüdür. Bugüne kadar bu seri katil hakkında belkide görmediğiniz ve duymadığınız bilgileri bu yazı dizisinde bulacaksınız. Sadece bir seri katil olarak düşünmeyin. Buradaki psikolojik analizler seri katil olgusunu anlatmakta. Ayrıca yasaların pençelerinden ne kadar “arka kapılardan” kaçarak kurtulabildiklerini görmek mümkün. Bu kitabı okuduğunuzda idam cezasını bile sorgulayacaksınız. Amerikan polis teşkilatın Ted Bundy olayında ne kadar beceriksiz davrandığını da anlayacaksınız. Ve Ted Bundy gibi bir caninin aslında tamamen tesadüfler sonucu yakalandığını göreceksiniz. Gözler önüne serilen delilleri görmemezlikten gelerek, istemeyerekten de olsa polis teşkilatının Ted Bundy’nin gizli ortağı olduğunu okuyacaksınız. İlk karşılaşmalarında Ted Bundy gibi bir canavar ile muhatap olduklarını iyi analiz etmiş olsalardı acaba kaç kişi kurtulurdu?

Bu yazı dizinde bir seri katilin toplum tarafından nasıl bir pazarlama ve ticari rant unsuruna dönüşebileceğini okuyacaksınız.

Ted Bundy kimdir – İlk Yıllar

Theodore Robert Cowell 24 Kasım 1946 yılında dünya ya geldi. Annesi Louise Cowell henüz 3 ay önce Vermont ta bulunan Elizabeth Lund Kadın Koruma yurduna henüz yeni taşınmıştı. Biyolojik baba havacılık donanmasında emekli bir askerdi. Ancak Theodore asla gerçek babasını tanımadı. Louise sakin ve huzurlu olarak tanımlanan Philadelphialı bir ailenin en büyük kızıydı. İki kız kardeşi daha vardı. Babası ise çiftçilik ile uğraşıyordu. Hikâyesi özetle şöyle anlatılabilirdi. Louise 1946 yazında liseden yeni mezun olmuştu. O dönemde Jack Worthington isimli bir asker gazisi ile tanışmış ve ondan hamile kalmıştı. Ne var ki hamile kaldığını öğrenen Jack geldiği gibi ortalıktan kayboldu. En azında bu onun resmi hikâyesiydi. Ancak aile fertleri bu hikâyede bazı açıklar yakaladıklarından dolayı bu hikâyeye şüpheyle baktılar. Hatta biraz daha ileriye giderek aile reisi Samuel Cowell önderliğinde işi psikiyatri doktorlarının önüne bile taşımıştır.

Ama bir gerçek vardı ki Louise o dönem için bu hamilelik konusunda konumu itibariyle asla hoşgörüyle karşılanmayacaktı. Evlilik dışı bir ilişki neticesinde hamile kalmak o dönemde pek de hoş sayılacak bir durum değildi. Ailesi kendisini eve kapatarak bu soruna radikal bir çözüm getirdi. Hamileliğini 7 ayını evde hapsolmuş olarak geçirdikten sonra, Burlington, Vermont’a bulunan bekâr anneler için hizmet veren Elizabeth Lund Yurduna gitti. 24 Kasım 1946 da bebeğini dünyaya getirdi. Adını Theodore koydu. Bu ismi hep sevmişti.

Doğumdan kısa bir süre sonra, Theodore ve annesi büyükannelerinin Philadelphia’da ki evlerine taşınmışlardı. Çevrede ki herkes, Ted Bundy dâhil, Büyükanne ve Büyükbabayı annesi ve babası olarak bildi. Gerçek annesi ise Ablası olarak tanıtıldı. Bu yalanın tek bir sebebi vardı, o da evlilik dışı doğan bir bebek yüzünden Anneyi çevreden alacağı tepkilerde korumak amaçlı gerçekleşmişti. Dördüncü doğum gününden hemen önce Teddy ve annesi Philadelphia’yı terk ederek, Tacoma, Washington’da bulunan amcasının evine taşındılar. Ted bu taşınmadan hiç hoşnut kalmamıştı. Dede Cowell’in huzur dolu evinde olmaktan daha mutluydu. Ted hiçbir zaman ablası Louise ve kendisi niçin amcası Jack’in evine taşındığını anlam veremiyordu. Ailesinin kendisine daha sonra ki yıllarda açıklayacağı bir gerçek, onun için daha da anlamsız hal alacaktı.

Ted Bundy İlk başlarda Tacoma’dan nefret etti. Philadelphia’dan sonra küçük bir değirmen kasabası olan Puget – Sound gri ve kahverengi evleriyle son derece renksiz geliyordu. Ted zaman geçtikçe büyüdüğü eve alışacaktı. Ama her zaman bu kasabaya küçümser bir gözle bakacaktı. Bu hissiyatı destekleyen diğer bir olguda kendisine karşı bile kuşkucu tavrı oldu. Ayrıca her zaman hayatın ona karşı büyük haksızlıklar yaptığına inanıyordu.

Jack Cowell yeğeni Louise’den sadece birkaç yaş büyüktü. Teddy ona hep amca diye hitap etti. Puget – Sound Üniversitesinde müzik profesörü olarak görev yapıyordu. Jack amca bir başarı ve mükemmeliyetçiliği ile tanınmaktaydı. Evinde ki siyah piyanosu, evde sıkça duyulan klasik müziği ve kültürlü edası Teddy’nin amcasına hep saygıyla bakmasını sağlıyordu. Bir zaman sonra amcasının izinde ilerlemeye karar verdi.

1 yıl sonra, Louise Johnnie Culpepper Bundy isimli askeriyede aşçı olarak görevini yapmakta olan bir askere âşık olmuştu. Louise şehir merkezinde bulunan kilisenin sekreterliğini yapıyordu. Aynı kilisede çalışan ve aynı en yakın arkadaşı olan bir kızla sıkça iş çıkışında görüşüyorlardı. Yine bir akşam arkadaşı tarafından John Culpepper Bundy isimli bir denizci ile tanıştırıldı.

Johnnie’nin ağır konuşma tarzı eksi puan olarak hanesine yazılıyordu. İlerde Teddy de aynı sorunu yaşayacaktı. Eğitimli değildi ve geleceği ile ilgili belirgin hedefleri yoktu. Denizcilikten ayrılan Johnnie bölgeye yerleşmeye karar vermişti. Tacoma hastanesinde aşçı olarak işe başladı. Bu onun hep hayal ettiği iş olacaktı.

İlk bakışta Johnnie ve Louise birbirilerine âşık olmuşlardı. Johnnie istikrarlı ve düz haliyle Louise’in tüm beklentilerini karşılıyordu. En önemlisi oğlunu da kabul ediyordu. Ayrıca sakin tavrı da Louise’i etkiliyordu. Oğlu Teddy üvey babasının sabrını zorlamanın büyük bir hata olacağını ilerde öğrenecekti.

Johnnie için Louise sevgi dolu ve dindar yapısıyla ideal eşti. Johnnie soru sormuyordu. Louise ise detaylara inmiyordu. Ted her zaman istilacı Johnnie’yi zihinde bloke etmeye çalışıyordu. Johnnie’nin varlığı onu oldukça sinirlendiriyordu. Ted’in hiçbir zaman zihinden bir sahneye silemiyordu. Bir gün bir mağaza otoparkında altını ıslatmıştı. Bu olay sıkça tekrarlanıyordu. Ted bu durumu kendisi analiz ederek, Louise ondan kıskanmasından ve Johnnie’nin varlığı onun dünyasına zarar verebilme korkusu olabileceğini düşünmekteydi.

Bu birliktelik 19 Mayıs 1951 de evlilik ile tamamlanmıştır. Bu evlilik ile Ted korku dolu nam salacak ismine kavuşmuştu: Ted Bundy.

Arkın Gelişin

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum