You are currently viewing Suç ve Suçlu Profillemesi – Bölüm 3
Suç ve Suçlu Profillemesi

Suç ve Suçlu Profillemesi – Bölüm 3

Suç Profillemesi Metodoloji  – Suç profilinin (psikolojik profilleme) temel amacı bilinmeyen bir failin davranışsal makyajını ortaya koymaktır. Bir failin imzasını 2 tanımlamayla ayrıştırabiliriz: İmzasal davranışları ve imzasal tavrı.

Suç Profillemesi – İmzasal Davranışlar:

İmzasal davranışlar failinin suç eylemini tamamlamak için gerekli davranışlar değildir. Bu tür imzalar bir suçlunun psikolojik veya duygusal ihtiyaçlarını (imza tavrı) ortaya çıkartmaya yarar. Olay yerinde bırakılan imzalar failin altında yatan kişiliğinin, yaşam tarzının ve bir failin gelişimsel deneyimlerinin bir yansıması olarak anlaşılmaktadır

Suç Profillemesi -İmzasal Tavır:

Bir failin suç eylemi esnasında duygusal veya psikolojik ihtiyaçlarını yansıtmaktadır.
Robert Keppel suç profillemesi (psikolojik profilleme) ve imzasal davranışlar ve analizler ile ilgili çok önemli çalışmalara imza atmıştır.

Modus Operandi (bir kimsenin çalışma yöntemi veya alışkanlığını tanımlamakta kullanılan Latince bir ifadedir. Kriminoloji terminolojisinde, “vakanın oluş şekli” veya “failin yöntemi” anlamlarına gelir. Failin psikolojisiyle ilgili ipuçları elde etmek için oluşturulan suç profilinde de kullanılmaktadır) ile imzasal davranışlar arasında farklıklıklar olabilmektedir.

Bir sonraki bölümde dünyaca ünlü bir vakadan yola çıkarak nedenlerini açıklamaya çalışacağım.

Jack The Ripper’in Modus Operandisi

Jack the Ripper (Karındeşen Jack) yaşları 40 civarında beyaz tenli fahişelere saldırmıştır. İlk dört kurbanı, yani Mary Nichols, Annie Chapman, Elizabeth Stride ve Catherine Eddowes, Whitechapel bölgesinde dış mekanda ölü olarak bulundu; ardından katil cinayet işleme şeklini değiştirerek beşinci kurbanını (Mary Kelly) iç mekanda öldürdü.

Katil, beşinci kurbanı Kelly’yi iç mekanda öldürerek, özellikle geceden faydalanarak evlere girme konusunda usta olduğunu gösterdi. Tüm kurbanlarını sabaha karşı öldürdü.

Jack The Ripper’in İmzası

Cinayetlerini işlerken bir anda değişkenlik göstermesi dikkate alınması gereken bir unsurdur. Jack the Ripper’in cinayeti işleme yöntemini değiştirecek bir durum olmuş olabilir.
Tüm kurbanlar cinsel çağrışım yapacak pozisyonlarda bulunacak şekilde sergilenmişti. Bu durumda kurbanları bulan kişiler şaşıracaklardı. Kurbanların tamamı bulunmak üzere bırakılmıştı ve kolay bulunabilecek yerlere terkedilmişti.

Kurbanların tamamı sırt üstü yatmaktaydı. Gırtlakların belirgin şekilde kesilmiş olması ve iç organların açıkta olması veya tamamen alınmış olarak bedenin sergilenmiş olması, katilin kurbanlar üzerinde ne kadar hakimiyet kurduğunu göstermekteydi. Katilin en büyük hazzının, kurbanlarını savunmasız olarak sergilemek olduğu anlaşılmaktaydı.

Ben tüm bu cinayetlerin bir katil tarafından işlendiğine inanmıyorum. En az 3 cinayetteki imzasal davranışlar birbirinden neredeyse tamamen farklı. Ama buna benzer durumlar başka cinayet serilerinde de gözlemlenmiştir. İmzaların değişmesi her zaman farklı kişilere işaret etmemektedir. Ancak Jack the Ripper olayında çok belirgin farklılıklar var. Bu sebepten ötürü özellikle bu vakada tek bir katilden bahsetmenin doğru olmadığına inandığımı belirtmek istiyorum.

“Kurbanların bedenlerindeki izler ve yaralar genel-de tüm deliller arasında gizli gerçekleri ortaya çıkarmaktadır… Bu imzalar katilin benliğini gerçek anlamda yansıtanlardır.”(Keppel & Burns).
Suç profili (psikolojik profilleme) yapmak istiyorsanız, öncelikle imzasal davranışlar ile cinayeti işleme şekli (Modus Operandi) arasında olabilecek farklılıkları çok iyi anlamanız gerekir. Aslında olay yerindeki bulgular ile failin karakteristiğini ortaya çıkartmak mümkün. Nasıl mı?

Modus Operandi

Eminim ki şu diyaloğu veya soruyu yabancı polisiye dizilerinde çok sık duymuşsunuzdur: “what’s the MO?” (Olayın MO’su nedir?). MO, Modus Operandi’nin kısaltmasıdır. MO bir kimsenin çalışma yöntemi veya alışkanlığını tanımlamakta kullanılan Latince bir ifadedir. Kriminoloji terminolojisinde, “vakanın oluş şekli” veya “failin yöntemi” anlamlarına gelir. Failin psikolojisiyle ilgili ipuçları elde etmek için oluşturulan suç profilinde de kullanılmaktadır.

Örneğin bir hırsız her vakada eve veya dükkâna girmek için bir cam kesici kullanıyorsa bu onun MO’sunu, yani yöntemini gösterir. Seri vakaları araştırırken, failin MO imzası önem arzetmektedir. Ancak failin yönteminin zamanla değişebileceğini de unutmamak gerekir.

Farklı dosyalar arasındaki bağlantıları bulmak için MO ile ilgili veriler son derece önem arz etmektedir.
Çeşitli olay yeri incelemelerindeki en önemli araştır-ma, daha önceki olay yerinde tespit edilen benzer ayrıntılardır. Peki bir fail niçin hep aynı yöntemi tercih eder? Hangi koşullar MO’yu şekillendirir? Peki MO statik mi, yoksa dinamik mi? Gerçekten de MO bu kadar belirleyeci mi?

Profilleme uzmanlarının en sık yaptıkları hata olay yerlerindeki MO bulgularına çok fazla odaklanmaları ve gereğinden fazla önemsemeleridir. Örneğin bir hırsız eve girebilmek için daima giriş katındaki bir camı kırmakta. Cam kırma sesinin duyulabilme ihtimalini göz önünde bulundurduğu için daima panik yaparak hızlı bir şekilde evdeki değerli eşyaları bulmaya çalışır. Bir müddet sonra yeni yöntemler geliştiriyor. Camı kırmadan eve girmek için, kilidi açabilecek araçlar kullanıyor. Ses oranı böylece azalacaktır. Böylece süre kazanacak ve daha az panikle evin içerisini daha rahat araştırabilecektir.

Anlaşıldığı üzere hırsız yakalanma riskini azaltmak ve daha fazla çıkar sağlamak adına tekniğini geliştirdi.
Bu örnek aslında MO’nun dinamik ve öğrenebilinir bir davranış olduğunu göstermekte. MO, failin tecrübeleri ile orantılı, daimi olarak bir gelişim süreci yaşar. Özellikle seri suç işleyenelerin yakalanma olasılığı geliştirdikleri MO ile orantılıdır. Eğer bir kez tutuklanmışlar ise, bir sonraki eylemlerini tutuklanmama üzerine geliştirirler.

Sonuç olarak seri suçlar işleyen bir failin sürekli ola-rak aynı yöntemleri kullanması, oldukça zor bir olasılık. O sebepten bu tespitleri göz önünde bulundurmanız, ancak aynı zamanda profillemenizi sadece bu tespit üzerine kurmamanız gerekir.

Psikolojik profilleme yaparken, MO sürecinin değişime uğramadığına emin olmak gerekir. Ya da MO gelişimi başladıysa bu durumu çok iyi bir şekilde gözlemlemek gerekir.

Failin eylemleri esnasında kendisini zorunlu hissettiği davranışlar, aslında gerçek imzasal davranışlardır. Bu tür zorunlu davranışları gözlemlemek ise psikolojik profillemenin en önemli unsurlarıdır.

Suç Profillemesi – Teorik Bilgileri Pratiğe Dökmek

İmzasal davranışları tespit etme olasılığının suç profillemeden (psikolojik profilleme) geçtiğini fikir olarak benimsiyorsanız, bir sonraki aşamaya geçebiliriz. Elde etmiş olduğunuz psikolojik verileri ne şekilde değerlendirebilirsiniz?

Profilleme uzmanı veya profilleme ekibi adım adım sistematik bir yol izler ve bu yoldan çıkmadığınız sürece yanılma ihtimaliniz oldukça zordur.

Evre 1: Veri Özümsenmesi
İlk evrede işlenmiş suç ile ilgili olabildiğince fazla veri toplamak gerekiyor. Bunlar otopsi raporu, olay yerine ve kurbanlara ait fotoğraflar ve olabildiğince fazla veridir. Kısaca ne olduğunu, nasıl olduğunu ve niçin olduğunu belirginleştiren tüm veriler. Mümkün olduğu kadar çok kaynaktan mevcut bütün bilgilerin toplanmasını içerir.

Evre 2: Suçun Sınıflandırılması
İlk evrede elde edilmiş veriler ile birlikte bir sonraki aşamaya geçilir ve şimdide işlenmiş suç ne olursa olsun failin davranış katergorileri belirlenir.

FBI kendi sınıflandırmalarının kitabını geliştirdi ve akıl hastalığı ile ilgili sınıflandırmalar için kullanılan sistemle aynı çizgide çalışır. Sınıflandırmayı yaparken belirti ve bulguları bir kontrol listesini doldurarak oluşturursunuz ve bu liste neticesinde failin sınıfı belirlenmiş olur.

Bu sınıflandırmaların yelpazesi çok geniştir. Karşınıza planlı, plansız, güç odaklı seri tecavüzcü vs. gibi sınıflar çıkacaktır. Sınıflar ana kategoriler ile başlar, örneğin katil sınıfı (mass, spree, serial vs); ana dürtü (cinsel, maddi çıkar, duygusal vs) gibi alt kategoriler ile devam eder.

Evre 3: Suçun Yeniden Oluşturulması
Bu evre suçu yeniden oluşturma ve kurbanın davranışları, suçun izlediği sıra veya hareket tarzı hakkında hipotezler geliştirme işlemlerinden oluşmaktadır. Suçun öncesi, oluşum anı ve sonrasındaki olaylar zinciri bir bir tespit edilip halkalar birleştirilir. Burada önemli olan şudur ki, suç tek bir açıdan yeniden oluşturulmaz. Yani hem kurbanın hem de suçu işleyenin bakış açısıyla suçun oluşumu yeniden canlandırılır.

Evre 4: Suç Profili Oluşturma
Bu aşamada suçun failinin demografik ve fiziksel özellikleri, davranış alışkanlıkları ve kişilik dinamikleri hakkında hipotezleri içeren bir profil oluşturma işlemi başlar. Dördüncü evre ile ilgili olarak, bu şekilde geliştirilen profiller çoğunlukla şu bilgileri içeren stan-dart bir format izler: Yaş aralığı, mesleki beceri derecesi, medeni veya sosyo-ekonomik durum, eğitim düzeyi ve zihinsel işleyişe ilişkin tahminler, yasal ve tutuklanma hikâyesi, askerlikle ilgili geçmiş, aile özellikleri, alışkanlıklar ve sosyal ilgi alanları, suç sahnesiyle ilgili olarak ispatlar, vasıtanın yaşı ve tipi, olası bir psikopatoloji şekli de dâhil olmak üzere kişilik özellikleri ve bunların akla getirdiği görüşme teknikleri.

Evre 5: Soruşturma Aşaması
Suç profili (psikolojik profilleme) soruşturma sürecini iki farklı şekilde desteklemektedir. Birincisi profilleme uzmanının hazırlamış olduğu rapor neticesinde, soruşturma ekibi, profilleme ile en çok uyum sağlayan şüpheli üzerinde yoğunlaşabilir.

Böylelikle soruşturma ekibinin bazen binlerce şüpheli arasından profillemeye uyanları belirlemesi kolaylaşır ve şüpheli çemberi daralır. Bu durum her ne kadar büyük bir kolaylık olarak görülse de, ardında yatan bir zorlu evre var. Profilleme uzmanları elde edilen verileri en aza indirerek doğru sonuçları ortaya çıkarma görevini üstlenir. Aksi takdirde aşırı bilgi ile gereksiz bir bilgi kirliliği oluşur.

Peki, bilgi kirliliğinden kastım nedir? Bunu iki örnek ile özetlemek isterim. “Green River katili” olayında 18000 olası şüpheli tespit edilmiş ve sadece bir kez TV vasıtasıyla yapılan çağrı neticesinde o akşam 3500 üzeri ihbar gelmiştir. “Yorkshire katili” olayında ise 268000 olası şüpheli tespit edilmiştir ve İngiliz polisi toplam 27000 evde arama yapmıştır.

İkinci destek süreci ise ana şüphelinin tutuklanmasının ardından başlar. Bu aşamada profilleme uzmanları daha aktif bir rol alır ve öncesinde yapmış oldukları profillemeden yola çıkarak sorgulamaya dâhil olup, şüpheli üzerinde daha çok yoğunlaşabilir.

 

Yorum yaparken lütfen hikaye ya da filmlerin konusunu açık etmeyin ki her okuyan sizle aynı zevki alabilsin ;)

yorum